Susurluk’tan bakıldığında Gülistan Doku vakası ne anlatıyor?
Şimdilerde hemen bütün uygar ülkelerde giderek yaygınlaşan bir konu, ‘cold case’ (soğuk dosya)…
Faili bulunamamış, bazen bulunduğu düşünülerek dosyası kapatılmış, bazen de fail diye yakalanıp mahkum edilenlerin gerçek fail olduğundan kuşku duyulan vakaların yeniden gündeme alınması anlamına geliyor deyim…
Önceleri filmler ve dizilerde işlenen bu tür olaylar artık gerçek soruşturmaların konusu oluyor…
Geçmişte işlenmiş, kanıt bulunamadığı için faili yakalanamamış ve literatüre ‘mükemmel cinayet’ olarak geçmiş ölümlü vakalar, teknolojinin kriminoloji alanına sunduğu imkanlar kullanılarak çözülebilir hale gelebiliyor…
Parmak izleri veri depolarında saklanmazken, DNA henüz bilinmez veya gelişkin analizlere tabi tutulmazken, uzak akrabalık bağlarını deşmeye yarayan adli soruşturma amaçlı genetik soyağacı bilimi (FIGG) devreye girmemişken, kısacası ‘adli tıp’ emekleme halindeyken dosyası kapatılan cinayet davaları, günümüzde çözülebiliyor…
Richard Phillips yarım asra yakın -46 yıl- ‘katil’ olarak cezaevinde konuk edildikten sonra, dosyası açılıp suçsuzluğu ortaya çıkınca salıverildi ABD’de (2022)…
Bu tür yanlışlıkların kaydını orada tutan kurumlar olduğu için, ABD’de, 1989 yılından bugüne, birileri cezalandırıldığı halde sonradan mercek altına alınarak yanlışlık yapıldığı ortaya çıkmış tam 3 bin 600 vaka bulunduğu bilinebiliyor.
Toplamda tam 34 bin yıl haksız yere hapis yatmış bu insanlar…
Acaba Türkiye’de durum nasıl?
Sorumu okuduğunuzda hafifçe olsun tebessüm ettinizse şaşırmam; çünkü sorumu yazıya dökerken ben bayağı........
