menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nasıl Teksas’a döndük?

192 0
16.04.2026

Önceki gün Şanlıurfa Siverek’te 19 yaşındaki eski bir öğrenci, lisesini av tüfeğiyle bastı, sınıflara rastgele ateşle 16 kişiyi yaralayıp kendi canına kıydı.

Daha bunun şokunu atlatamadan, dehşet verici bir haber de dün Kahramanmaraş’tan geldi.

Bir ortaokul son sınıf öğrencisi, 5 silah ve 7 şarjörle okulun ilk sınıflarına girip ateşe tuttu. Biri öğretmen 9 ölü, 6’sı ağır 13 yaralı... 14 yaşındaki saldırgan intihar etti. Silahlarsa polis müdürü babasına ait çıktı.

Okullarda korkunç silahlı saldırılar, şiddet salgınları ABD’de yaşanır, biz de başlarına gelen trajedileri üzülerek izlerdik. Şimdi kendi acılarımıza ahlanıp vahlanarak kahrediyoruz.

Neler mi oluyor bize böyle?

Yaklaşan felâketleri görüp uyaranlara kulak asılmıyor. Bütün sorunlar, işte bu ana sorunun bir süreği.

Silahlı şiddetin yayılmasının ardında, başka faktörlerin yanı sıra bireysel silahlanmadaki artışın büyük bir rolü yok mu?

Silaha bu kadar kolay ve ucuza ulaşılması, silahlanma hızının yıldan yıla katlanması belâya davetiye çıkarıyor, diye uyaranımız hiç mi olmadı?

Sırf bunun için kurulan bir vakıf dahi var.

Umut Vakfı, her yıl ruhsatsız silah sayısındaki tehlikeli artışa dikkat çekiyor, tedbir almaya çağırıyor.

Vakfın, yıllık raporladığı Türkiye Silahlı Şiddet Haritası’na bakarsanız... Silahlı vaka sayısı ve cinayetlerde silah kullanım oranı her yıl yüzde 3 -5 yükseliyordu.

2024 raporuna göre Türkiye’de yaklaşık 4 milyon ruhsatlı, 36 milyon ruhsatsız silah dolaşıyor.

Ruhsatsız silah adedini bir daha okuyun. Neredeyse iki kişiden birine bir silah düşmüyor mu?

Her apartmanda, her mahallede gündüz külahlı, gece silahlı komşularla iç içeyiz ve giderek de çoğalıyorlar.

Son 10........

© Karar