menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Taş, gül ve su…

206 0
24.03.2026

Yerimiz belli olsun” yaklaşımı muhafazakâr kültürün tanıdığı bir mecazdır.

Nemrut ateşler yaktırmış ve Hazreti İbrahim’i içine atmıştır. O sırada bir güvercin gagasında bir damlacık su ile yola çıkmış, ateşe doğru uçmaktadır. Güvercine denir: Bu bir damlacık su ile o ateşi nasıl söndüreceksin? Güvercin der: “Sizi anlıyorum ama hiç olmazsa yerim belli olsun.”

Bir anekdot daha anlatalım:

Hallac-ı Mansur “Ene’l Hak” dediği için taşlanmaktadır. Taş, taş, taş… Bir kere taşlanmaya görün insanlar taşlama şehvetine kapılırlar bizim dünyamızda. Taşlanıyor Hallac. O arada dost olarak tanıdığı birisi bir gül atıyor Hallac’a… Hallac acı acı gülümsüyor. “Bu taşlar değil ama dostum senin gülün acıttı yüreğimi.”

Yanı başımızda bir savaş var. Evet, İran da geçmiş epeyce eylemi ile çok masum değil, ama savaşı başlatan o değil. Üzerine çullanılan o ve üzerine çullanılmasında en azından bir sebep “Müslüman ülke olması.”

Üzerine çullananlar dün Gazze’de çocuk kanı ile banyo yapanlar. Netanyahu İsrail’i ve onun burnundan tutup sürüklediği Trump Amerika’sı….

Türkiye uzun süre “tarafsızlık” diye nitelenen ve genelde “olumlanan” bir yerde duruyor. Ancak 19 Mart tarihinde Riyad’da “12’ler bildirisi” diye anılacak olan ve özünde “İran’ı kınayan” bir bildiriye imza atıyor.

Bildiri, “Bizler… diye başlıyor, Türkiye, Suudi Arabistan, Ezarbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suriye Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları” diye katılımcılar sayılıyor, “ve aşağıdaki hususlarda mutabık kaldık” diye bildiri metnine geçiliyor.

Mutabık kalınan metin şöyle:

1. İran’ın Saldırılarının Kınanması:

İran İslam Cumhuriyeti tarafından kardeş bölge ülkelerine, Türkiye’ye, Azerbaycan’a ve Ürdün’e yönelik gerçekleştirilen balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını en sert şekilde kınıyoruz. Sivil yerleşim........

© Karar