menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Narin Güran haberleri eleştirilen Ferit Demir ile konuştuk: “Tutuklanan çocuğun ismini açık yazmam iyi olmadı”

5 0
17.03.2025

Narin Güran cinayeti, bu kez gazetecilik etiği tartışmasıyla gündemde… İletişim akademisyenleri bu konuda eleştirel yazılar kaleme aldı.

Haberleri nedeniyle en çok tartışılan isimlerden biri Ferit Demir oldu. Halk TV muhabiri, sanıklardan birinin telefonda Kız öldü mü, yaşıyor mu” dediğinin saptandığını söylemişti.

Ferit Demire, yılın haberi” diye sunduğu bu iddianın ardından yoğunlaşan eleştirileri sorduk. Avukatları dayanak gösterip iddianın arkasında duran Demir, bir başka konuda ise özeleştiri yaptı: Çocuk hakları.

8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesi, yalnızca bir cinayet haberi olmanın ötesine geçti. Soruşturma ve yargılama sürecindeki eksiklikler nedeniyle olay kamuoyunda uzun süre gündemde kaldı. Ancak, aynı zamanda cinayetin işlendiği Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinin kırsalı Tavşantepe Mahallesi’ni haftalarca ablukaya alan gazetecilerin haberleri veriş şekli ve cinayet yargılaması boyunca ortaya atılan ciddi iddiaların sonradan doğrulanamaması gazetecilik etik tartışmalarını beraberinde getirdi.

Cinayet davasını takip eden DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve iletişim akademisyeni Sevilay Çelenk, Bianet’te yayımladığı yazısında soruşturma ve yargı sürecindeki çelişkilere dikkat çekti. Ardından akademisyen ve eski gazeteci Esra Arsan, kendi blogunda yazdığı yazıyla Halk TV muhabiri Ferit Demir’i Narin Güran cinayeti haberleri nedeniyle eleştirdi. Demir’in, “yılın haberi” diyerek duyurduğu ancak mahkemede güvenilirliği tartışılan telefon kaydına ilişkin haberleri özellikle tepki çekiyor.

Ferit Demir ile söyleşimizde, tartışılan haberinin, telefon konuşmasında aslında hiç söylenmemiş bir cümle içerdiği anlaşıldı. Demir ise haberinin arkasında olduğunu ve konuşma içeriğinin kendisine 4 ayrı kaynaktan bu şekilde “aktarıldığını” belirtti.

Demir, ayrıca kendisini eleştiren Esra Arsan’a yanıt verdi. Arsan ise konunun çocuk haberciliği açısından hassas olduğunu belirterek polemiğe girmek istemediğini, gerekirse yanıtını blogunda vereceğini söyledi.

Ferit Bey en başından başlayalım. Dersimde yaşıyorsunuz. Narin Güran cinayeti haberini kendiniz mi takip etmek istediniz, yoksa yayın kuruluşunuz mu sizi görevlendirdi?
Olay 21 Ağustos’ta oldu, 22 Ağustos’ta yavaş yavaş basına yansıyınca beni Diyarbakır’a yolladılar.

Bu cinayet kadına ve çocuğa yönelik diğer cinayetlerden daha fazla gündeme geldi, Tavşanlı Mahallesi günlerce ablukaya alındı, birçok gazeteci Tavşanlı’ya gitti, pek çok detay yazıldı, canlı yayınlarda aktarıldı. Sizce Narin Güran cinayeti neden kadına ve çocuğa yönelik diğer cinayetlerden daha fazla gündeme geldi ve aylarca konuşuldu?
Narin ilk defa ortadan kaybolan, şiddete uğrayan, öldürülen çocuk değildi tabii ki. Narin’in bir komplo ve organize kötülük çabasıyla ortadan kaybolması, basının da bu olaya ilgi göstermesiyle birlikte Türkiye’nin gündemine girdi.

Muhalif medya bu olayın arkasından giderek, önünü arkasını araştırdı. İktidar medyası ilk anda bizim yaptığımız haberciliği eleştirdi. Çünkü biz irdelenmeyen, dokunulmayan detayları, perde arkasında soruşturmanın iyi yönetilmediğini yazdık. Oradaki soruşturma makamlarıyla aile üyelerinin yakın ilişkisinin Narin’in bulunmaması konusunda bir çelişki yarattığını söyledik. Bizi eleştirdiler. Ama en son bizim söylediğimiz noktaya geldiler.

Narinin ailesinin Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP veya AK Parti) yakın olduğu iddiası gündeme gelmişti. Bu iddia mahkemede belgelerde veya sözlü beyanlarda tartışıldı mı? Yoksa bu gazetecilerin havayı koklaması” sonucunda yapılan bir çıkarım mı? Belgesi olmayabilir yakınlığın… Yakın oldukları haberleri neye dayanarak yapıldı?
Belgesi olan var. Yani Narin’in ailesinden birçok kişi AK Parti üyesi. Hatta bazı ilçe teşkilatlarında yönetici konumda olan Narin’in akrabaları var. Babasının amcası ve amca çocukları var. Bunlar bilinen şeyler. Oradaki karakoldaki askerlerle, bazı yetkililerle ilişkileri çok iyi.

İktidarın aileyi koruduğu şüphesi nedeniyle mi cinayet aylarca konuşuldu?…
Hayır. İlişkiler bireyseldi. Yani köyün bağlı olduğu jandarma biriminin, mesela karakol kulesinin komutanıyla Güran ailesinin ilişkisi çok iyiydi. Biz bunu gördük. Narin’in kaybolduğu ilk 4-5 gün Narin’in kaçırılmış olabileceği kuşkusu vardı.

Bir çocuk kaybolduğu zaman bu hukukî kuraldır; kaybolduğu, kaçırıldığı ve öldürüldüğü ihtimali üzerine çalışmaları lazım. Ama burada “Narin kaçırılmış olabilir,” “aile arasında saklanmış olabilir” denilerek çok ciddi deliller aranmadı. Evde kriminal çalışma yapılmadı, ağabeyinin yüzü gözü morarmıştı onu kontrol etmediler. Kolundaki diş izleri ve birçok şey…

Narin’in öldürülmüş olabileceği bir hafta sonra amcanın gözaltına alınmasından sonra ortaya çıktı. Ondan sonra soruşturma yürütüldü, cansız beden bulununcaya kadar aile üyelerinden kimse gözaltına alınmadı.

Köyde dolaşan Porschelerin görüntüsü yok

Köyde lüks araçların dolaştığı yazıldı. Bu iddia köyün AKP ile yakın ilişkisine kanıt olarak öne sürüldü. O dönemde çok iyi hatırlıyorum, köyde dolaştığı söylenen lüks araçların görüntüsünü aramıştım ama bulamadım. Bir köyde lüks araçların dolaştığı gazeteciler tarafından haber değeri olan bir detay olarak aktarılıyorsa neden fotoğrafı veya videosu çekilmiyor?
Ben iki tane Porsche gördüm, Mercedes ve BMW çok fazla gördüm. Aile üyeleri kullanıyordu.

Bunun görüntüsü haberlerde neden çıkmadı?
Amca gözaltına alınıp aracında Narin’e ait DNA çıktığı haberinden sonra Narin’in katledildiği kuşkusu herkesin kafasında oluştu. Önce ailenin maddi durumu ve ilişkileri nedeniyle Narin’in kaçırılmış olabileceği şüphesi üzerine gidildi. Bu yönde ihbarlar yapıldı.

O arabalar geliyor, yanımızda park ediyordu. Ama haberin konusu değildi o arabalar. Niye görüntüleri çekilmedi? Amca gözaltına alındıktan sonra cinayet konusu gündeme geldi. Narin’in katledildiği ve bir yere gömüldüğü gerçeği artık ortaya çıktığı için birden lüks araçlar köye gelmemeye başladı.

Cinayet haberini takip ettiğim köyde aileyle ilişkilendirilen iki Porsche görsem bir gazeteci olarak en azından cep telefonumla çekerdim. Bu fotoğraf niye çekilmedi çok merak ediyorum?
Biz insanlarla karşı karşıya gelmek istemedik. Narin’in katledildiği ortaya çıkınca o araçlar gelmemeye başladı. Arabalar haberin konusu değildi.

“Çocuğun üstün yararı korunmadı maalesef”

Peki, başka bir detayı konuşmak istiyorum. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile anayasa ve ilgili yasalar “çocuğun üstün yararını korumayı” düzenliyor. Fakat bu haberlerde, örneğin Narinin cansız bedeniyle ilgili bilgiler en ince ayrıntısına kadar yazıldı. Siz bu haberlerde Narinin bir çocuk olarak üstün yararının korunduğunu düşünüyor musunuz?
Hayır, çocuğun üstün yararı korunmadı maalesef. Narin’in cansız bedeninin olduğu çuvalın ve çuvaldan çıkarılmasının görüntüsü bana da ulaşmasına rağmen, bu görüntüleri hiçbir şekilde kullanmadım. Bunu kullanan televizyonlar ve internet siteleri oldu. Doğru değil, etik değil. Ölenin cansız bedenine saygısızlık olarak görüyorum. Bunu kabul etmiyorum. Burada gazetecinin gizlenen ayrıntıyı ortaya çıkarması gerekir. Narin’in cansız bedenin bulunduğu çuvalın içindeki deliller bulundu mu, bulunmadı mı, gazetecinin bu soruların peşine düşmesi lazım.

Fakat bütün bu detaylar haber yapıldı. Narinin bir de tık ve reyting avcılığına kurban gittiğini düşünüyor musunuz?
........

© Journo