Kutsiyeti ve Kültürü Savunuyoruz
Halkının ’u Müslüman ve ’ı da Türk olan, sayamadığım kesimlerin de içinde var olduğu ve kendini bulduğu, özgün bir kültür olan Türk Milli Kültürünün hakim olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Yani bir muz cumhuriyetinden, amazonda yaşayan yamyam bir kabileden, köpek eti yiyen marjinal ırklardan; paganizmden günümüze kadar gelen süreçte tüm dünyayı sömüren, dünya milletlerinin kanını içen, bebek kanı içen ve bebek eti yiyen ve bunu günümüzde gözümüzün önünde yapan çocuk tecavüzcüsü, vahşi ve yamyam Batıdan bahsetmiyoruz. Sözün özü Müslüman Türk Milletinden söz ediyoruz.
Kutsiyetin, maneviyatın ve Milli Kültürün yaşanması ve yaşatılması amacıyla Ramazan Ayının anlam ve önemine binaen tüm okullarda etkinlik ve programlar gerçekleştirilmesine yönelik geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir tebliği söz konusu oldu. Bu doğrultuda Ramazan Ayının gelişi tüm okullarda etkili, coşkulu ve anlamlı bir şekilde kutlandı.
İlk olarak Hz. Ali'nin yolundan gittiklerini iddia eden bir kesimin küçük bazı dernekleri tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ramazan Ayının kutlanmasına yönelik tebliğinin ve okullardaki Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu yönünde bildiri ya da açıklama yayınlandı.
Daha sonra kendilerini sözde siyasetçi, sanatçı, akademisyen, gazeteci, aydın vb. olarak tanımlayan; Kutsiyetimiz ve Türk Milli Kültürü düşmanı, Vatan ve Millet haini, düşmana satılık ve satılmış, manda ve himayeci, vampir Batı yardakçısı; demokrasi, insan hakları ve hukuk cahili tek toynaklı 168 yarattıktan oluşan bir sürü tarafından, açıkça alınan karar ve yapılan etkinliklere yönelik saldırı amaçlı “laikliği savunuyoruz” başlıklı bir bildiri daha yayınlandı.
Bu bildiride söz konusu alınan kararın ve yapılan etkinliklerin Ülkeyi karanlığa götürdüğü; bir avuç gerici, yobaz, tarikatçı, şeriatçının, siyasal İslamcının memleketi Talibanlaştırmaya çalıştığı ifade edildi.
Sekülerlerin, materyalistlerin ve putperestlerin siyasi örgütünün Meclisteki konuşmacısı, okullardaki Ramazan kutlamasının Anayasaya, uluslararası anlaşmalara ve Milli Eğitim Temel Kanununa aykırı olduğunu söyledi. Ne yiyor, ne içiyor, nerede yaşıyor anlamak mümkün değil. Üfürüyor, işkembeden sallıyor, kurusıkı........
