İyi, Faydalı ve Hayırlı
Bu yazıda 3 kavram (İyi, Faydalı ve Hayırlı) üzerinde düşünce ve görüşlerimi anlatacağım.
Ve bu üç kelime birbirlerinin yerine o kadar çok kullanıyor ki “bazen iyi dediğimizde faydalı, bazen iyi dediğimizde esasında hayırlı” demek istiyoruz.
Hatta, bu üç kavramı bazen yanlış da kullanıyoruz. Mesela, “bir adam etrafına iyilik yapıyor, para verip yardım ediyor, ona “iyi adam” diyoruz. O kişi diyelim ki, gösterişi ve kendisine “iyi adam” denmesini seviyor. Bu durumda o adama “iyi adam” denmez, “faydalı adam” denilir.
İyi olmak “niyetin iyi olmasıyla birebir doğru orantılıdır.” Hem niyeti, hem icraat iyiyse, o kişi iyidir.
Şimdi diyeceksiniz ki, “ya tamam, ben adamın niyetini nereden bileyim. Biz adamın yaptığına göre “iyi diyoruz” diyebilirsiniz. Ben de bu sözünüze karşılık diyorum ki, “bu durumda, o kişiye “iyi” demeyin. Birilerine iyilik yapıyor gibi görünene, birilerine yardım edene “iyi demeyin” “faydalı” deyin.
Bir de bir şeyin iyi, faydalı ve hayırlı olup olmadığı bir süreç sonunda ortaya çıkacak bir durumdur. En baştan itibaren bir şeyi “iyi, faydalı ve hayırlı” olarak nitelemek yanlıştır.
Ayrıca, bir toplumda çoğunluğun iyi sandığı, ya da iyi olarak nitelediği de her zaman iyi değildir. “Bir kişiye Milli Piyango’dan para çıkması bir toplum fertlerinin çoğunluğu açısından iyi, faydalı ve hayırlı görülse de esasta ne iyi ve ne de hayırlıdır. Ancak kendisine Milli Piyango’dan ikramiye çıkan kişi o parayla etrafına faydalı olabilir. Ancak o fayda yalnızca maddî bir faydadır ve mânevî yönden değersizdir.”
Yani özellikle şunu........
