menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anne McElvoy Trump'ın ara seçim korkuları onu İran'la anlaşma yapmaya zorladı

126 0
03.06.2026

Donald Trump'ın İran savaşı, şubatta İsrail istihbaratıyla koordineli gerçekleştirilen ve ilk hedefi olan Ayetullah Ali Hamaney'i öldürmeyi hemen başaran topyekûn saldırıyla kelimenin tam manasıyla büyük bir gürültüyle başladı. Lakin süreç, mevcut kırılgan ateşkesi resmi bir 60 günlük çatışmasızlık dönemine dönüştürecek gibi görünen bir anlaşmaya doğru sönümlendi.

Ancak bu mutabakat, operasyonun mollaların rejim üzerindeki hakimiyetini, İran'ın nükleer zenginleştirme faaliyetleri ve gayri meşru füze geliştirme programıyla birlikte ortadan kaldıracağını uman ABD'li savunma şahinlerini memnun etmedi. Ayrıca bu anlaşma, ekonomik açıdan hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlığa yönelik kalıcı bir çözümü güvence altına almıyor ki bu ihtilaf, Tahran'ın küresel deniz ticareti yollarını tehdit etme kabiliyetini gözler önüne serdi.

Hem Beyaz Saray hem de Tahran anlaşmayı imzalamak için acele ediyor gibi görünmek istemiyor ama her ikisinin de bunu yapmak için iyi nedenleri var. İran, limanlarına yönelik ablukanın kaldırılmasının ve yaptırımlardan vazgeçilmesini sağlamanın rejimin uğraştığı ekonomik darboğazın etkilerini hafifleteceğini ve petrol ihraç edip bütçe açığını azaltabileceğini düşündüğü için ateşkesi uzatmaya hazır olduğunun sinyalini verdi.

Uluslararası enerji piyasası üzerindeki baskının hafiflemesi, tüm taraflara fayda sağlar (Gelecekteki fiyat artışlarının dizginlenmesini çok isteyen Birleşik Krallık gibi yönetimleri rahatlatır). Öte yandan bu aynı zamanda, ABD'nin, başlattığı savaşı durdurmak için Tahran'la pazarlık ettiği anlamına da geliyor. "Destansı Öfke"nin, bölgedeki hegemonik gücün etkisini........

© Independent Türkçe