Kayyım mı yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı kayyımdan?
Planlama, düzenleme ve denetimi beceremeyen bir kamu yönetimi, kendisi dışında herkesi suçlar! Yıllardan bu yana Türkiye’de yaşanan da bu! Halkın satın alma gücü mü düşmüş? Şükretmeyi bilmediklerindendir! “Türkiye Ekonomi Modeli” ile makro dengeler şaşmış, enflasyon kontrol edilemez bir hâl almış, reel sektör krizdeymiş… Bunu dile getiren bir iş dünyası örgütü mü varmış, hemen polisi yolla, kelepçeyi taktır, mahkemeye sevk et! Gıda enflasyonu gemi azıya mı almış? “Soğan Mafyası”, “Hal Mafyası” ve “Market Lobisi”nin marifetidir! Beyaz et fiyatları mı hızla yükseliyor? Sektörün 13 firması örgüt kurduğundan dolayıdır!
Yıllardır aynı akıl dışı gerekçelerle, kendi hatalarını başkalarına yükleyen bir rejimin icraatları işte bunlar! Yönetemiyorlar, kuralsızlığı kural haline getiriyorlar, piyasaların dengelerini bozuyorlar, sonra da yargı ve kolluk gücünü kullanarak sözde müdahale ediyorlar. Hedefteki sektör bu kez beyaz et sektörü… Ve Türkiye’de temel ihtiyaç maddelerinin başında gelen bir gıda maddesini üreten, stratejik öneme sahip bir sektör. Önce bir sektörel profil çizip sonra olup bitene geçmek daha iyi olacak.
Kırmızı et hayal olunca tek seçenek tavuk kaldı
Pandemiden bu yana, 2020-2026 döneminde hayvancılık sektörünün karşılaştığı en büyük zorluk; dövize endeksli yem ham maddeleri, ilaçlar ve enerji maliyetlerindeki artışlar oldu. Kırmızı et fiyatlarındaki hızlı yükselişler, ikame mal konumundaki tavuk eti tüketimini ve üretimini doğrudan etkiledi. 2020 yılında 2 milyon 136 bin 733 ton olan tavuk eti üretimi, 2025 yılında 2 milyon 550 bin tona yükseldi. Son beş yılda kırmızı et fiyatlarının yüksek seyretmesi, protein ihtiyacını karşılamak isteyen hanehalkını beyaz ete yöneltti.
Kırmızı et üretimi; maliyet artışları ve damızlık hayvan sayısındaki azalış nedeniyle son yıllarda daralma yaşamaya devam ediyor. 2020 yılında iki et türü arasında kişi başı 7,8 kg olan fark, 2026 yılı projeksiyonlarında 13 kg’a kadar yükseldi. Mesele şu ki, sadece kırmızı et fiyatları artmıyor, beyaz et fiyatlarında da ciddi artışlar görülüyor. Bu fiyat artışlarının birkaç sebebi var. Temel sorun girdi ve ham maddede dışa bağımlılık… Tavuk beslemesinde kullanılan mısır ve soya gibi temel yem ham maddelerinin büyük bir kısmı ithalatla karşılanıyor. Yem ve enerji maliyetlerinin döviz kuruna bağlı olması, yerel üretim maliyetlerini doğrudan ve kontrolsüz şekilde yükseltiyor. Sektörün ihtiyaç duyduğu damızlık yumurta, civciv, veteriner ilaçları ve aşılar gibi stratejik girdilerde küresel tedarikçilere olan bağımlılık devam ediyor.
Suçlamada kartelleşmenin her türlüsüne değinilmiş
Panorama kabaca bu… Şimdi bu sorunlar gündeme getirilmeden, beyaz et sektörünün 13 firmasından 32 yönetici gözaltına aldı ve bu firmalara denetim kayyımı atandı. İşte sözünü ettiğim yönetemezliğin en son örneği… İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı eş güdümünde yürütülen operasyon kapsamında, mahkeme tarafından atanan denetim kayyımı kararına ilişkin pek manyakça gerekçe öne sürülüyor. Suçlamada hemen hemen her tür kartel oluşturma eylemi var.
Fiyatları etkileme ve birlikte hareket etme suçlaması bunlardan biri… Sektörün önde gelen firmalarının, fiyat belirleme süreçlerinde arz, satış ve fiyat politikalarını tüketici aleyhine yönlendirmek amacıyla, gizli anlaşmalar yaparak birlikte hareket ettikleri öne sürülüyor. Bir diğer suç unsuru, serbest rekabetin ihlali… Şirketlerin adil piyasa koşullarını sabote ettiğine ve piyasadaki serbest rekabet ortamını tamamen bozduğuna ilişkin kuvvetli şüpheler oluşmuş! Bazı WhatsApp mesajları basına sızdırıldı zaten!
Şimdi de ‘Tavuk Mafyası’........
