Barcelona acı vatan
Barcelona Stadyumu’nun önünde toplanan kalabalık “İşte bir sabah… Uyandığımda” diye şarkı söylüyor. Tezahüratlar değil, sloganlar duyuluyor. Şampiyonluk isteyen taraftarlar değil; bu bir sendika protestosu.
Katalonya sendikaları ve Türkiye’den giden inşaat işçileri kaçak çalıştırıldıklarını söylüyor. Haklarını aramaya başlayınca da işten atılmışlar.
İnşaatın ihalesini tanıdık bir isim almış: Limak. İşçiler, komisyoncu firma aracılığıyla getirilmiş. Onun da patronu Türk ama şirketin ticari sicili Litvanya’da.
İşçiler, Romanya ve Macaristan üzerinden gelmiş. İspanya’da çalışma izinleri ve oturum belgeleri yok. Vizeleri çoktan bitmiş. Şirketin ayarladığı kalabalık evlerde veya pansiyonlarda kalıyorlar. Haftalık çalışma süresi 60 saate varıyor. Aldıkları ücret İspanya’daki rayiçlerin çok altında.
İşçiler, memlekete hasta ziyaretlerine veya cenazelere gidemiyor. Çünkü vize ihlali nedeniyle geri dönemeyeceklerini biliyorlar. Sınır dışı edilme endişesiyle yaşıyorlar, maaşları yatmazsa kime şikâyet edeceklerini bilmiyorlar.
Barınma imkanları ve yasal izinler patrona bağlı. Bu bağımlılık ilişkisi daha çok Orta Doğu ülkelerinde karşımıza çıkıyor. Körfez ülkeleri buna “kafala” (kefalet) sistemi diyor.
Kafalayı kafala yapan şey, Arabistan’ın çölü ve sıcağı değil. Aynı para kazanma hırsı, aynı bağımlılık ilişkisi Avrupa’nın en görünür inşaat projesinde bile karşımıza çıkıyor.
Bu sömürü koşullarına karşı işçiler, DİSK’in aracılığıyla İspanya’daki kardeş sendika CCOO’ya üye oluyorlar.........
