menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sanık ve Müdafiinin Yokluğunda Tanık Dinlenebilir mi?

27 0
01.03.2025

Bir ceza davasında tanık “beyan delil” özelliğini taşır, maddi hakikate ve adalete ulaşılabilmesi için suça konu fiil ve sanıkla ilgili gördüğünü, bildiğini ve duyduğunu anlatır. Tanığın mahkeme huzurunda ve tarafların iştiraki ile dinlenmesi, davanın taraflarına, sanığa soru sorma hakkının tanınması zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.210/1’e göre, davanın delili bir tek tanığın açıklamalarından ibaretse, o tanığın mutlaka mahkeme huzurunda dinlenmesi gerekir.

Her ne kadar bunları söylesek de, tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmediği istisnai durumlar vardır. Tanık mahkemenin yetki alanının dışında, büyükşehirlerde de büyükşehir sınırı dışında ise, istinabe suretiyle tanığın dinlenmesi mümkündür, fakat bunda da ya SEGBİS marifetiyle duruşmada dinlenme ve taraflara, tanığa soru sorma hakkı tanınır ya da istinabe nedeniyle tanığın bir başka mahkemede dinleneceği gün ve saat taraflara bildirilir. Tüm bunlarla amaçlanan, CMK m.201’e ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.6/3-d’ye uygun şekilde tarafların tanığa soru sorma hakkının tanınmasıdır. Sanığa ve ona savunmasında destek olup hukuki yardımda bulunan müdafiine soru sorma hakkı tanınmadan tanık dinlenilirse, burada sanığa yeterli usuli güvence sağlanmamış ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.

Tanığın yaşlı veya hasta olması sebebiyle mahkeme dışında dinlenmesi, vefatı halinde varsa ilk ifadesinin duruşmada okunması, gizli tanığın duruşma salonuna getirilmemesi, yine cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdur çocuğun veya suçtan etkilenen mağdurun soruşturma veya kovuşturma aşamasında bir kez dinlenip, mahkemede dinlenecekse bu dinlemenin özel bir ortamda ve uzmanlar eşliğinde yapılması gündeme gelebilir.

“Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması” başlıklı CMK m.58/3’e göre; “Hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü önlenemeyecekse ya da maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike oluşturacaksa; hakim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır. Soru sorma hakkı saklıdır”.

CMK m.58/3’de; mahkemenin, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı dinleyebileceği, tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntü aktarması yapılacağı ve tarafların tanığa soru sorma haklarının saklı olduğu belirtildiğine göre, tüm bu işlemlerin sanığa usuli güvenceler temin edilerek sağlanması, buna göre dinlemenin eşzamanlı yapılması, ancak tanığın bir başka ortamda veya özel ortamda tutulması, duruşma salonunda ses ve görüntü aktarımının yapılması, taraflara eşzamanlı soru sorma hakkının tanınması gerekir. Tanığın duruşma dışında ve gününde, bir başka yerde, sanığın ve müdafiin yokluğunda dinlenmesi, soruların önceden hazırlanması, tanığa sorulacak soruların dinlemeden önce hazırlanıp sanık ve müdafii tarafından mahkemeye verilmesi yeterli usuli güvenceyi içermez, dürüst yargılanma hakkı ve bu hakkın kapsamına giren savunma hakkının korunması bakımından da kabul edilemez. Ayrıca, dinlenmemiş ve ne söylediği bilinmeyen tanığa önceden, deyim yerinde ise sipariş usulü soru hazırlanmasının itham sisteminde yeri ve itibarı olamaz. Bu tür yoklukta ve duruşma dışında yapılan tanık dinlemelerinin, CMK m.206’da ve m.207’de gösterilen delillerin ortaya koyulması, tartışmaya açılması ve değerlendirilmesi usulünün özünü ihlal edeceği izahtan varestedir.

“Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi” başlıklı CMK m.200’e göre; “(1) Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar........

© Hukuki Haber