menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anlaşmalı Boşanmada Protokol Hazırlarken Atlanan 5 Kritik Madde

26 0
21.08.2026

TÜİK verilerine göre Türkiye'de her yıl 170 bini aşkın çift boşanıyor ve bu davaların önemli bir bölümü anlaşmalı boşanma yoluyla tek celsede sonuçlanıyor. Bu hızın ön şartı ise kusursuz hazırlanmış bir protokol: Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi, anlaşmalı boşanma için en az 1 yıl sürmüş bir evlilik ve tarafların boşanmanın tüm sonuçlarında anlaşmış olması şartını arıyor. İşte sorun da tam burada başlıyor. İnternetten bulunan bir şablonla aceleyle hazırlanan protokoller, imza anında fark edilmeyen boşluklar yüzünden yıllar sonra yeni davaların kapısını aralıyor. Üstelik hâkim, protokolü uygun bulmazsa değiştirilmesini isteyebilir; anlaşma bozulursa dava çekişmeli hâle gelir ve boşanma davasının süresi yıllara uzayabilir. Uygulamada en sık atlanan 5 kritik maddeyi tek tek inceleyelim.

1. Nafakayı Belirsiz Bırakmak veya Bilmeden Feragat Etmek

Protokollerde en tehlikeli cümle çoğu zaman en kısa olanıdır: "Taraflar birbirinden nafaka talep etmemektedir." Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, protokolde yoksulluk nafakasından açıkça feragat eden eş, kural olarak sonradan bu nafakayı bir daha isteyemez. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise bambaşka bir rejime tabidir: Bu nafaka çocuğun hakkıdır ve ebeveynin protokoldeki feragati çocuğu bağlamaz; ihtiyaç doğduğunda yeniden istenebilir. Doğru protokol, nafakanın türünü, miktarını ve yıllık artış oranını (uygulamada genellikle TÜFE) ayrı ayrı yazar, böylece her yıl yeni bir dava gerekmez.

Bunu Biliyor Muydunuz?

Yoksulluk nafakasından protokolle vazgeçmek kural olarak geri dönülmez bir sonuç doğururken, iştirak nafakasındaki feragat çocuğun üstün yararı gereği çocuğu bağlamaz. Aynı kelime, iki nafaka türünde tamamen farklı sonuç üretir. Protokol bir müzakere metnidir; her satırı imzadan önce tartışılmalıdır.

2. Mal Paylaşımını "Aramızda Hallettik" Diye Geçiştirmek

2002 sonrasında kurulan evliliklerde yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir: Evlilik içinde edinilen ev, araç ve birikimler üzerinde her iki eşin de kural olarak katılma alacağı vardır. "Taraflar mal paylaşımı konusunda anlaşmıştır" gibi genel bir cümle, bu........

© Hukuki Haber