SAKLI PAYIN KORUNMASI BAĞLAMINDA TENKİS DAVALARI: MURİSİN TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ İLE MİRASÇI HAKLARI ARASINDAKİ DENGE
ÖZET
Miras hukuku, bir yandan mülkiyet hakkının doğal bir sonucu olarak mirasbırakana malvarlığı üzerinde ölümünden sonrasını da kapsayacak şekilde tasarruf yetkisi tanırken; diğer yandan yakın aile bireylerinin miras üzerindeki beklentilerini "saklı pay" kurumu ile koruma altına almıştır. Tenkis davaları, bu iki menfaatin çatıştığı noktada devreye giren, mirasbırakanın tasarruf nisabını aşan kazandırmalarını yasal sınırlara çeken yenilik doğurucu bir dava türüdür. Bu çalışmada, tenkis davasının hukuki niteliği, şartları, tenkise tabi kazandırmalar ve özellikle muris muvazaası ile olan ilişkisi Yargıtay kararları ve doktrin ışığında incelenmiştir.
I. GİRİŞ
Türk hukuk sisteminde mirasbırakanın iradesine üstünlük tanınmakla birlikte, bu irade mutlak değildir. Kanun koyucu, mirasbırakanın altsoyu, ana-babası ve eşi gibi yakınları için terekenin belirli bir kısmını "dokunulmaz" kılmıştır. Saklı paylı mirasçılar, mirasbırakanın iradesiyle dahi bertaraf edilemeyen bu haklarını, tasarruf edilebilir kısmın (tasarruf nisabı) aşılması durumunda tenkis davası yoluyla talep edebilirler. Tenkis davası, işlemin geçerliliğini kural olarak kabul eden ancak miktar yönünden bir "indirimi" hedefleyen yapısıyla, işlemin geçersizliğini ileri süren iptal veya muvazaa davalarından ayrılır.
II. TENKİS DAVASININ HUKUKİ NİTELİĞİ VE AMACI
Tenkis davası, mirasbırakanın saklı pay kurallarını ihlal ederek yaptığı ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmaların, yasal sınıra (tasarruf nisabına) indirilmesini sağlayan, yenilik doğurucu (inşai) nitelikte bir davadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerin yerleşik içtihatlarında tenkis davasının amacı şu şekilde tanımlanmıştır:
"Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (teberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Bu yönüyle bakıldığında tenkis davası Miras Hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmelidir." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/902, K. 2017/12150)
Doktrinde de ifade edildiği üzere; "Tenkis, saklı payın yaptırımıdır" (Hatemi, H., Miras Hukuku, İstanbul 2004, s.23). Bu dava ile mirasbırakanın yaptığı tasarrufların iptali değil, değiştirilmesi ve tasarrufların tasarruf edilebilir kısma çekilmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla tenkis davası bir eda davası olarak kabul edilemez; ancak tenkis kararı ile birlikte eda (teslim/ödeme) talebinde bulunulabilir.
III. TENKİS DAVASININ ŞARTLARI
Bir tenkis davasının dinlenebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
A. Saklı Paylı Mirasçılık Sıfatı
Davacı, mirasbırakanın ölümü tarihinde saklı paylı mirasçı sıfatına sahip olmalıdır. TMK m. 505 ve devamı uyarınca saklı paylı mirasçılar; altsoy (çocuklar, torunlar), ana-baba ve sağ kalan eştir. Kardeşlerin saklı payı 2007 yılındaki yasa değişikliği ile kaldırılmıştır.
B.........© Hukuki Haber
