Siyasi dava… Sansür yasası!
Türk siyasetinin yarınını belirleyecek dava başlıyor. Çok ama çok önemli dava. Çünkü sonucu Türkiye’nin rejimini de belirleyecek.
İktidar kanadına göre yüzyılın yolsuzluk davası… CHP’ye göre iftira davası, Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesme davası…
Hangi gözlükle bakarsanız bakın, sonuç aynıdır:
105’i tutuklu 402 sanık var. İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri. 142 ayrı suçtan yargılanacak… Hakkında medeni kanuna muhalefetten tutun, çevreyi kasten kirletmek, kişisel verileri kaydetmek, icbar suretiyle irtikap, ihaleye fesat karıştırmak, dolandırıcılık, kamu malına zarar, suçtan elde edilen gelirin kullanılması kadar bir dizi suçlama var…
İddianamede siyasi bölümde var. İmamoğlu’nun asıl ve ilk amacının zenginleşme olduğu ama siyasi hedefinin CHP’yi ele geçirerek partide tek söz sahibi kişi olmayı hedeflediği belirtiliyor…
Partide tek söz sahibi olmak suç mu?
Suçsa tüm partileri bu gözle mercek altına alırsak önümüze uzun bir ‘partisinde tek söz sahibi olan liderler’ listesi çıkar…
İmamoğlu davası siyasi bir davadır. Geçen hafta karara bağlanan TÜSİAD davası da siyasi davaydı.
Eski TÜSİAD başkanı Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ‘a TÜSİAD genel kurulunda yaptıkları konuşmayla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verildi.
Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma aslında bir nevi sansür yasası. Ağzından iki kelime çıkan herkes bu kapsama sokularak........
