menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Laik devletin dini ve mezhebi olur mu?

23 10
12.01.2025

İsmail Pehlivan

“Beni hor görme gardaşım
Sen altınsın, ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün, ben sac mıyım? ”
Aşık Veysel Şatıroğlu

Devletin dini olur mu? Devletin dini olacaksa o da mutlaka adalet olmalı!

Cumhuriyetin laiklik ve eşit yurttaşlık ilkesi devletin dininin ve mezhebinin olamayacağına hükmeder.
İnanma veya inanmama hakkı, devlete değil; kişiye ait evrensel bir insan hakkıdır. Bu temel insan hakkı “dinsizliğe” neden olmadan; gerçek anlamda din, vicdan, inanç ve düşünce özgürlüğüne dayanır.

Laik, demokratik devletin görevleri arasında dini yönetmek ve yönlendirmek yoktur. Laik devlet, dindar yurttaş ya da mezhep üretemez. Kimin nasıl ibadet edeceğini ve oruç tutacağını yurttaşına dayatamaz. İbadet yeri yapamaz; dini kurumları finanse edemez!

Alevi olsun, Sünni olsun, Hıristiyan olsun, Musevi olsun; tüm inanç sahipleri kendi ibadetini gerçekleştireceği mabetlerini yapmakla ve finanse etmekle yükümlüdür.

Laik devletin din bütçesi de olamaz. Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) üzerinden bir mezhebi finanse edemez. Alevi’den, Sünni’den, Hıristiyan’dan, Musevi’den ve seküler kesimden topladığı vergileri, koruyup, kolladığı mezhebin kurumlarına aktaramaz. Daha doğrusu devlet yurttaşlarının dini ihtiyaçlarını yerine getirmesi için hazineden pay veremez.

Çoğulcu demokrasi ile yönetilen bir ülkede devlet, yurttaşlarından aldığı vergileri, onların eğitim, sağlık, barınma gibi ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmak zorundadır.

Devletin tek dinci, tek mezhepçi Diyanet kurumu ile yasalarla yasaklanmış olan tarikat ve cemaatler; hukuk dışı, din dışı davranmaktadır. Bu yapılar helal olmayan ve hak etmedikleri tüyü bitmemiş yetimin hakkına çökmüş........

© HalkTV