menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaldırınız özel koruma ve resmî ideoloji dayatmalarını; hür olarak tartışalım; var mısınız?

48 0
11.09.2026

(1 yıl önce, 8 Eylûl 2025 günü, bu sütunda, tarihimizin son 100 yıl içindeki bir çok canlı şahitlerinin hatıralarından bazı tespitleri aktarmıştım, 'Ö.Ö' isimli siyasetçinin o zamanki sözlerini ele alarak.. Ve, tarihin, resmî ideoloji kalıpları içinde dile getirilmesini zorlayan dikkat çekici nice konular, bugün ve yarınlarımıza etkisini hâlâ da sürdürdüğünden, o yazımı tekrarlıyorum:)

'Ö.Ö Efendi', yeni yeni laflar üretiyor.. Kendilerinin istediği gibi kararlar vermiyorlarsa mahkemelere de meydan okuyor.

Geçen hafta, kanunla korunan bir isme olan hayranlığının sevkiyle olmalı ki, 'Onun en büyük gururu, Türkiye'nin C.Başkanı olması değil, Türkiye'yi kurtaran kişi olmak.. Ben de 'Büyük Taarruz' emrini veren, kurtuluş savaşını kazanan kişi olmak istiyorum.' diyerek, siyasetteki saldırganlıklarının sebebini yandaşlarına izah etmiş.. Bazı gençlere metroda kulak misafiri oluyorum, ister-istemez; çünkü, yanı başlarındakilerin duyacağı şekilde 'İkinci Ata...' geliyor diyorlar ve kahkahalarla gülüp, 'Ama, iki tane Ata olur mu yaw?..' diye ekliyorlardı..

Her gün yen bir eylem üretmesi dolayısıyla, 'TC tipi Trump' diye anılmayı hak eden işbu 'İkinci Trump', yeni bir söz daha üretmiş, 'İskilipli Âtıf Efendi'ye takmış katıldığı bir canlı yayında ve Âtıf Hoca için, "İngiliz yandaşı" ifadesini kullanmış.. "Karşı tarafta, bir de yere göğe sığdıramadığınız İskilipli Âtıf Hoca var. İngiliz uçaklarından pusula atıyorlardı. Manda /himaye için.." demiş..

İskilipli Âtıf Hoca , 1922-23'lerde küffara/ kâfirlere benzemeye çalışmanın hükmü' konulu ve bunun Müslüman'ın şahsiyetine yakışmayacağını anlatan bir kitap yazmıştı.

Henüz, 'Şapka inkilabı' yapılmamıştı.. M. Kemal , o idealini eskiden beri taşıdığı 1919'daki Erzurum Kongresi günlerinde, yakınında olan Bitlis Valisi Mazhar Müfid'e not ettirmişti, 'şapka giyilecek..' diye.. Ve 25 Kasım 1925 günü o 'büyük devrim'i de gerçekleştirmişti ama... Millet savaştan yeni çıkmış olmanın perişanlığı içinde aç- bi-ilaç dayatılan bu emir karşısında itirazlar ve irili ufaklı isyanlar patlak vermeye başlamıştı..

Bunun suçlusu, 2 yıl öncelerde bir kitap yazmış olan Âtıf Efendi idi. O halde, o hemen cezalandırılmalıydı..

Nitekim, 26 Aralık 1925'te tutuklanıp Ankara İstiklal Mahkemesi zindanlarına konulmuş, 26 Ocak 1926'da yargılanmış; savcı üç yıl hapis cezası istemiş; ancak Hoca , 'kendini savunmak istemediğini' açıklamış ve 4 Şubat 1926 günü de idâm mahkûm edilip, hüküm hemen infaz olunmuştu.. (Şevket Süreyya Aydemir de İskilipli Hoca'yla aynı zindan koğuşunda geçen günlerini hatırâtında yazmıştır.. Onun yazdığına göre, Âtıf Hoca, İstiklâl Mahkemesi denilen ve verilen emre göre sayısız insanların kellesini uçuran acaib mahkeme için savunma hazırlarken, onu bırakmış bir kenara ve bu hareketini, 'Hz. Peygamber'i rüyada gördüm, benim yanıma gelmek varken, niye böyle şeylerle uğraşıyorsun?.' gibi bir manevî ikaz aldığı şeklinde izah etmiş imiş..)

Neymiş efendim, İngilizlerin işgalini destekleyen beyannameler uçaklardan atılmış.. Şahit ve delil ise, bir takım 'Kemalist tarihî senaryo yazarları'nın iddiaları..

'Ö.Ö' Efendi, sizin vekalet ettiğinizi gururla ilan ettiğiniz dönemin kanun ve hak-hukuk anlayışı böyleydi, işte.. Adamı, suç ihdas olunmadan 2 sene öncelerde yazdığı bir kitabı, o şapka direniş ve isyanlarının aslî suç unsuru sayarak, idâm...

Haydi, birileri bir şeyler söylemiş; sizin hıncınız ne, öyle? İdam etmiş........

© Haksöz