menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

''Sionist Yahudîler''in işgal ettikleri Filistin'deki tuzakları, hep böyle devam edemez!

20 0
21.08.2026

Siyonizm, gerçekte, Yahudilerin de ikamet ettiği ve amma o zamanın toplumu içinde de uyumsuzlukları, kendilerini 'Tanrı'larının en üstün ve seçkin toplumu olarak gördükleri için, 2500 yıl öncelerde Kudüs'ten kovulurlarken; Kudüs'te, en son terk ettikleri bir semtin ve tepenin adı olan 'Sion'u, bir gün o yerlere tekrar döndürülecekleri düşünce ve inancını ve 'Sion'a yine dönecekleri ideoloji veya inancın ismi olarak yerleştirdiler, kendi aralarında..

Öyle ki, 'her sionist, neseb ve kan soyu bakımından Yahudi olmayabilir; ama, her Yahudi, mutlaka sionisttir..' sözü , Yahudilerin bu konudaki davranışlarını anlamak açısından ilginçtir. Ve o 'Sion' bölgesine ine dönmek ideallerinin adı olarak, böylece 'siyonizm' terimini de yerleştirdiler, ve de 1890'lardan beri ve hele de, 'bir Yahudi devletinin kurulması'nın kendileri için vaad edilmiş bir 'arz-ı mev'ûd' konusu olduğunu ısrarla vurgulayarak, Yahudilerin de yer küre üzerinde kendi inançlarına göre hâkim olacakları bir coğrafya terimi olarak; 'sionizm'i dünya dillerine de yerleşen bu terimi, bir 'fikrî , ideolojik ve itikadî bayrak' haline getirdiler..

Birkaç ay önce Amerikan Başkanı Trump, babasının, kendisine nasihatlerinden söz ederken, oğluna , 'Yahudilere dikkat et, seni kandırmasınlar!' dediğini aktarmıştı..

(Bunu da tabiî karşılamak gerekir.. Çünkü, Yahudiler, Hristiyan halklar tarafından asırlar boyunca suçlanmışlar; mel'ûn, / lânetli olarak nitelenmişlerdi. Zira, Hz. İsâ Aleyhiselam'ın, Roma İmparatorluğu'nun Filistin'deki Valisi Platos tarafından, Yahudilerin tahrik ve tertiplerinin etkisinde kalarak, çarmıha gerdirilmesi, kendisini Hristiyan olarak bilen her insanı da yaralayan bir durumdu..

Özellikle de son 200-300 yıl içinde olan biten entrikalar bu coğrafyanın bugünkü acılarının da temelidir..

Osmanlı'nın hele de son 300 yılının içinde, bir yeniden derlenip toparlanmaya dönüşmesi mümkün olan o günkü şartlarda, hem de 2. Abdulhamîd gibi güçlü bir Sultan'ın zamanında bu 'sionizm' ideolojisi veya cereyanının ciddiye alınmamış olması ise, ayrı bir elem verici konudur. Evet, Osmanlı Sultanı 2. Abdulhamid'in, 33 yıllık saltanatı döneminde bu konuyu fazla önemsememiş ve gerekli tedbirleri almamış olması, şayân-ı hayrettir..

Tabiatiyle, bunda,........

© Haksöz