menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hamaney'den sonra kim ve nasıl?

64 0
01.03.2026

İran’da Velayet-i Fakih ilkesi gereği rehberlik (Rehber-i Muazzam-ı İran veya Rehber-i İnkılab) makamında bulunan Ayetullah Seyid Hüseynî Ali Hamaney, dün sabah saatlerinde İsrail-ABD saldırıları sonucunda hayatını kaybetti.

Bu makam, İran’ın mevcut devlet sisteminde en üst siyasi ve dini otorite. Sistemin hemen tüm ana unsurları ya kendisine bağlı ya da bir şekilde dokunabileceği alanlar üzerinden kontrolü altında. Tam da bu nedenle Ali Hamaney’in dini lider olduğunu söylemek, gerçeğin tamamını ifade etmez. İran Devrimi’nin lideri Ayetullah Humeyni’nin 1960’lardan itibaren siyaset dışı kalmayı reddedip başlattığı geleneğin devamıdır. Dini olanla siyasi olanı birbirinden ayırmaz. Bir otorite altında birleştirir.

Şİİ KİMLİĞİNİN İNŞASI

Günümüzü anlamak için burada küçük bir parantez açmakta yarar var. Şii din adamları genel anlamda iki merkezde yetişiyordu. Irak’ta Necef ve İran’da Kum şehirleri. Burada dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere dini eğitim verilirken, bir yandan da ulus üstü bir bir bilinç inşa edilir. Kısacası Şia kimliğinin devamında etkin rol oynar.

İran’daki din adamları özellikle 1930’lardan sonra Rıza Şah Pehlevi döneminde siyaset dışı kalmaya dikkat ederek, Kum’daki dini merkezi güçlendirdiler. Siyaset dışı tavra yönelik en ciddi karşı çıkış, 1961 sonrasında Humeyni tarafından gerçekleştirildi. 1963’te rejim kendisini tutuklayınca isyan eden halktan binlerce insan Şah tarafından öldürüldü. Humeyni’nin Necef’ten başlayıp Fransa’ya kadar uzanan sürgün hayatı da böylece başladı.

1979’a gelindiğinde bugünkü sistemi ortaya çıkaran Velayet-i Fakih ilkesi ve buna dair düzenlemeler Humeyni ve ekibinin elinde büyük ölçüde hazırdı.

HAMANEY DEVRİMİN İLK KADROSUNDA

Ali Hamaney, 1979’dan itibaren devrim kadrosunun en önemli isimlerinden birisi oldu. Üst üste gelen büyük suikastlerle bu kadronun önemli isimlerinin hayatını kaybetmesi sonrasında Humeyni etrafındaki çekirdek kadroda yerini aldı. O da kendisine yönelik bir suikastten ağır yaralı olarak kurtuldu ve yaşadığı sürece sağ kolunu büyük ölçüde kullanamadı. Nitekim 1981’den 1989’a kadar cumhurbaşkanı olarak görev yaparken, Humeyni’nin ölümünden dünkü saldırıya kadar da rehberlik makamında bulundu.

Peki........

© Habertürk