menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adres soran değil, yol gösterenler -2-

98 0
14.10.2026

Hafta sonu Almanya’da katıldığım Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) toplantısından notlar aktarmaya devam edelim.

Adres soranlar değil, yol gösterenler” başlıklı bir önceki yazıma dünyanın dört bir yanından gelen güzel mesajlara çok teşekkür ederim. 65 yıl önce rızık arayışıyla gurbetin yolunu tutan milyonlarca insanın yol iz bilmeden başlayan serüveni, gururla baktığımız başarı hikayelerine döndü. Bulundukları ülkelerde parlamentolarda, yerel yönetimlerde, akademide ve ekonomik hayatın her kademesinde yer alıyorlar.

Elbette verdikleri emeğin karşılığını alabilmiş değiller tam olarak. Onların eksikleri var mı, elbette. Ama ellerinde küçük bir kağıda yazılmış adreslerle, dilini yolunu bilmedikleri bir ülkeye gelen, savaş döneminden kalma “heim” denilen derme çatma binaların nemli odalarında, hatta sözüm ona mekan haline getirilmiş vagonlarda üç dört kişi birlikte kalan insanların bugün geldiği aşamaya bakınca eleştiri hakkımız olmadığını düşünüyorum.

Eğer eleştirilecek birileri varsa, yıllar yılı bu insanları kaderiyle baş başa bırakan, döviz getiren kavruk adamlar gözüyle bakan devlet politikalarına bakmak lazım. Sorumlu arayacaksak, cenazesini kaldırmak için kendi imkanlarıyla organize olan, bayram namazları için statları organize eden, camisini açmak için kaynaklarını seferber eden, helal gıda için yıllarca kılı kırk yarıp kendi marketini, kasabını açan insanlara dönüp bir kez olsun “Sizin neye ihtiyacınız var” demeyen yetkililere sormak lazım. Kendi vatandaşına hizmet vermek için kurulan konsolosluk kapılarında bu insanların çektiklerini hatırlamak lazım.

Evet, UID Genel Kurulu’nda gördüğüm manzara gösteriyor ki, köprünün altından çok su aktı. Bugün sadece kendisine değil, bulunduğu ülkedeki insanlara sahip çıkan, istihdam üreten milyonlarca kardeşimiz var. Ama yukarıdaki sıkıntıları şunun için aktardım. Bu noktaya kendi gayretleriyle, kafalarını kaldırıp “Eğer bu ülkede yaşıyorsam hem kendime, hem ona........

© Habertürk