Eğik rüzgarda dimdik bir başak gibi!
“Ölüm bile güzel olmalı. Büyük olmalı. Oya lodosta sobadan zehirlenenlere çok üzülüyorum. Bayramda ölenlere çok üzülüyorum…
İnandığın uğurda vuruşarak ölmek ne yiğitçe bir şeydir ama lodos esiyor ve Bursa’da soba zehirlenmesinden ölüyorsun…
Bu kadar ucuz olmamalı. Ama benim ülkemde tavuklar gibi ölmek; buna ‘kader’ derler. Yalan. Gariban ölmek zorundadır benim ülkemde…”.
*
Volkan Konak, şimdi internette hesaptan hesaba dolaşan bu mıh gibi sözleri 10 küsur yıl önce Burada Laf Çok programında etmişti bana…
Dertleşir gibi, birinin derdini sırtına yüklenmiş de nedenini izah eder gibi. Garibanlığın kadere dönüştüğü coğrafyalarda isyan alfabesine yeni bir harf ekler gibi…
Dediğinin adamıydı. Yaptığının delikanlısıydı. Bir gün bile eğmeden başını, bir gün bile kin gütmeden halkına, bir gün bile ötekiyle arasındaki makası açmadan yaşadı…
Daha dün “Böyle bayram mı olur? Herkes yaralı” diyordum kendime. Erken giden, veda için acele eden ve aramızda olmayan arkadaşlara “nerede o eski bayramlar?” diye sormamızın nedeninin onlar olduğunu yazıyordum kenara…
Ve ekliyordum “eskide ve yürekte iyi ki vardınız”. Sonra gece yarısı bir mesaj “o güzel arkadaşlarına Volkan Konak’ı da ekle” deyiverdi…
Yıktın dağlarımı yıktın, mimoza çiçeğim. Kuzey’in Oğlu, ha bizim........© Habertürk
