menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Parmak çıtlatma sesi kamyon sesinde yüksek mi?

85 0
19.10.2026

Buluşmamızın 15. dakikasında “Yeter!” demişim istemsizce. O gün ilk kez tanıştığım karşımdaki arkadaş şaşırdı… “Bir şey mi yaptım bilmeden” dedi boş boş yüzüme bakarak. Son 15 dakikada kaç kez parmaklarını çıtlattığının farkında olup olmadığını sordum; farkında değilmiş… Daha doğrusu parmaklarını çıtlattığını biliyor ama kaç kez yaptığını saymamış. “Böyle bir alışkanlığım var, elimde değil! Fark ettiğimde duruyorum ama biraz süre geçinde yine başlıyorum” diye anlattı. Hatta arada boynunu da sağa sola doğru kıtlatıyormuş. Ben ona denk gelmedim ama parmaklarının çıtırtısı hala kulaklarımda. “Ağrımıyor mu?” dedim, “Hayır” dedi. Bir doktora falan da gitmemiş bugüne kadar: “Çıt çıt sesi dışında, o da beni değil yanımdakileri rahatsız ediyor, bir problem yok benim için…”

İnternette parmak çıtlatma takıntısıyla ilgili bilimsel çalışmalar ararken BBC’de Donald Unger’in öyküsüne denk geldim. Unger, çocukluğunda annesi ve teyzeleri tarafından parmak eklemlerini çıtlatmanın kireçlenmeye neden olacağı konusunda uyarılmış. Onları haksız çıkarmaya kararlı olan Unger, 50 yıl boyunca günde en az iki kez -toplamda yaklaşık 36 bin 500 kez- sol parmak eklemlerini çıtlatmış sağ parmağına ise hiç dokunmamış. 1998'de, 72 yaşında, ömür boyu süren çabasının sonucunu öğrenmek için her iki elinin de röntgenini çektirmiş. “Her iki elimde de kireçlenme yoktu ve hatta iki elim arasında belirgin bir fark da yoktu” diye anlatıyor.

Donald Unger’in sırf ebeveynlerini haksız çıkarmak için gösterdiği kararlılık karşısında “Bu nasıl bir delilik” diye düşündüm. Ama BBC’nin haberinde beni asıl şaşırtan yapılan bilimsel çalışmaların, insanların yüzde 20 ila........

© Habertürk