'Oversize' kıyafet giymenin yaşı var mı?
Bir pantolon aldım! Yapılabilecek en normal şeylerden biri bu; yeni bir şey almak. Ama gel de bunu arkadaşlarıma anlat! Günlerdir demediklerini bırakmadılar. 50’lerimde resmen ‘akran zorbalığı’ yaşıyorum. Neymiş pantolonum çok bolmuş! Koca göbeklerinin hemen altında, kürdan bacaklarını sık sıkıya saran ‘skiny jean’leriyle karşıma geçmiş, pantolonumun paçalarının Kirstof Kolomb’un gemisinin yelkenlerinden geniş olduğunu söylüyorlar. Ha ha ha, çok güldüm...
Evet pantolonun paçaları İspanyolları bile biraz durup düşündürecek kadar geniş. Bacaklarım içinde kayboluyor. Ama ne yapabilirim önüm arkam sağım solum ‘oversize’ kıyafetlerle dolu. Mağazalarda denediğim gömleklerin, tişörtlerin etiketlerinin beden kısmında ‘S’ yazıyor ama üzerimde ‘XXL’ duruyorlar: “Efenim çok güzel durdu üzerinizde, bu yıl ‘oversize’ çok moda...” Bir, iki, üç derken her denemenin ardından üzerime üç beden büyük duran bu gömleklerin, tişörtlerin, pantolonların bana çok yakıştığını düşünmeye başladım ve satın aldım. Yalan yok kendimi çok ‘cool’ hissediyorum ama işte Allah arkadaşında hayırlısını versin! Pantolonumdan kullanılan kumaşın Konya Ovası’nın üzerini örtebileceğini söyleyip pişkin pişkin gülüyorlar. Sanki 80’lerde körüklü otobüs gibi pileleriyle o bol pantolonları, vatkalı ceketleri giyen biz değildik! Moda dediğin belli aralıklarla kendini tekrar eden bir şey işte... Zamana direnemiyoruz geçip gidiyor, arada sırada modaya uymanın kime ne zararı var.
“BUGÜNLERDE BİR ‘OVERSIZE’ RÖNESANSI YAŞANIYOR...”
Doğrusu bu ‘oversize’ giyinme konusunun üzerine bu kadar düşünecek bir durum yok benim için. Birkaç kadim dostumun yüzünü güldürdüm işte deyip hayatıma devam edecektim. Taa ki dün The New York Times’ta her hafta okurlardan gelen moda ile ilgili soruları cevaplayan Vanessa Friedman’ın köşesini okuyana kadar!
New York’tan yazan Diane, bol kıyafetleri kendisinin de sevdiğini ama son zamanlarda her kıyafetin ‘oversize’........
