Dijital vatana kim sahip çıkacak?
Türkiye’de uzun yıllardır gazetecilik yapıyorum. Gazetenin güçlü dönemini de gördüm, televizyonun altın çağını da yaşadım. Şimdi ise dijital medyanın bütün dengeleri değiştirdiği bir sürecin tam ortasındayız. Ancak bugün yaşanan mesele sadece teknolojik dönüşüm değil. Asıl sorun, haber üretenle haberi paraya çeviren yapı arasındaki dengenin tamamen bozulmuş olması.
Eskiden gazeteler haber üretir, televizyonlar gündem belirlerdi. Reklam da ekonomik güç de büyük ölçüde içerik üreticisine giderdi. Şimdi ise bambaşka bir düzen oluştu. Haberi üreten başka, haberi dağıtıp ekonomik değere dönüştüren başka…
Bugün Google, Meta, YouTube, TikTok ve sosyal medya platformları gazeteciliğin ürettiği içerik üzerinden devasa gelir elde ediyor. Türkiye’de reklam yatırımlarının p’e yakını dijitale kaymış durumda. Mesela Google ve Meta’nın toplam reklam gelir payı TV’yi geçti. Buna karşılık gazeteler, televizyonlar ve haber siteleri ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Bu tablo artık sadece sektörün değil, devletin de müdahale etmesi gereken bir noktaya geldi. TBMM, BTK, RTÜK ve Rekabet Kurumu ve özellikle de ilgili bakanlıkların el atması gerekiyor.
Türkiye’de birçok gazete küçülüyor. Televizyonlar ciddi reklam kaybı yaşıyor. Haber siteleri ise kaliteyi değil, tıklanmayı önceleyen bir yarışın içine sürükleniyor. Çünkü dijital sistem artık “iyi gazeteciliği” değil; hızlı tüketilen, tartışma üreten, sert ve sansasyonel içeriği ödüllendiriyor.
En kritik değişim ise şu: Dijital dünyanın kurallarını artık gazeteciler değil, algoritmalar belirliyor. Türkiye’nin yeni çağın dijitalleşme gelişmelerinden doğru ve ülke menfaatine olacak şekilde faydalanabilmesi için mutlaka uygun düzenlemeler yapması gerekiyor. Mesela dijital telif yasası, medya fonu ve platform regülasyonları için geç kalınmadan hareket edilmesi icap ediyor. Yoksa regüle edecek bir gazetecilik mesleği kalmayacak.
Bir gün algoritma değişiyor, milyonlarca okura ulaşan haber sitesi ertesi gün görünmez hale geliyor. Editörün değil, algoritmanın karar verdiği yeni bir medya düzeni oluşmuş durumda.
Medya krizi değil, düzen krizi
Bugün yaşanan tabloyu sadece “dijital dönüşüm” diye okumak eksik olur. Çünkü mesele aslında teknoloji değil; medya düzeninin bozulması. Türkiye’de reklam gelirlerinin önemli bölümü klasik medyadan dijital platformlara kaydı. Ama bu değişime karşı güçlü bir koruma mekanizması kurulamadı.
Bir tarafta dev teknoloji şirketleri var. Diğer tarafta ekonomik olarak küçülen medya kuruluşları… Aradaki dengeyi kuracak bağımsız medya fonları, dijital telif sistemi, yerel medyayı koruyacak modeller, kaliteli gazeteciliği destekleyen yapılar ise hâlâ yeterince oluşmuş değil. Bu yüzden bugün Türkiye’deki temel sorun teknoloji değil; aynı sahada farklı kurallarla oynanan bir medya düzeni olması. Çünkü medya kuruluşları ile dijital platformlar aynı kurallarla oynamıyor.
Avrupa ve dünya ne yapıyor?
Dünyanın birçok........
