Greenspan maestro mu, balonların mimarı mı?
Merkez bankacılığı tarihinde bazı isimler vardır karar alırlar. Bazıları vardır dönemin ruhunu değiştirirler. Alan Greenspan ikinci gruptaydı.
1987’den 2006’ya kadar tam 18 yıl boyunca ABD merkez bankasının (Fed) başında kaldı. Bu yalnızca uzun bir görev süresi değildi, küresel finansın dilinin yeniden yazıldığı bir dönemdi. Onun döneminde merkez bankaları daha güçlü hale geldi, piyasalar Fed’i pusula kabul etmeye başladı ve para politikası finansal varlıkların kaderini belirleyen ana eksene dönüştü.
Bugün geriye dönüp bakıldığında Greenspan’in mirası hâlâ iki cümle arasında sıkışıyor.
Bir görüşe göre o, modern merkez bankacılığının en başarılı mimarlarından biriydi.
Diğer görüşe göre ise 2008 finansal krizine giden yolun taşlarını döşeyen kişiydi.
Belki de gerçek, bu ikisinin tam ortasında.
İlk sınav Kara Pazartesi
Maestro lakaplı Greenspan göreve geldikten yalnızca iki ay sonra tarihin en büyük piyasa şoklarından biriyle karşılaştı.
19 Ekim 1987 Kara Pazartesi’de ABD borsası tek günde yüzde 22.6 düştü. Panik satışlarla Dow Endeksi 508 birden geriledi.
O ana kadar merkez bankalarının refleksi çoğunlukla ekonomiyi korumaktı, Greenspan ise farklı düşünmeye başladı.
Fed sonraki gün piyasaya hızla likidite verdi. Bankalara finansal sistemin çalışmaya devam edeceği mesajı gönderildi.
Bugün sıradan görünen bu yaklaşım o gün devrim niteliğindeydi.
Greenspan aslında yeni bir merkez bankacılığı modeli kuruyordu. Ekonomi kadar piyasa güveni de korunmalıydı.
Bu yaklaşım daha sonra onlarca krizde tekrarlandı.
Piyasalara sigorta, “Greenspan Put”
1990’lar boyunca yatırımcılar yeni bir kurala inanmaya başladı. Piyasalar çok sert düşerse Fed gelir. Faiz iner, likidite artar, sistem kurtarılır.
Bu beklenti zamanla........
