menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Vâv Harfinin Ötesinde: Bursa Ulu Camii’nde Ruhun Secde Hali

15 0
17.07.2026

Bugün aslında, bir anlamda Ecdadımızın, Orta Avrupa’daki izlerini sürmek amacıyla gerçekleştirdiğim on günlük (Budapeşte, Viyana ve Prag) yurtdışı seyahatimin ilk yazısını yazmayı planlamıştım ve bir kısmını da yazmıştım ama Cuma olması hasebiyle, Bursa Ulu Camiindeki, hat sanatının şaheserlerinden olan Bursa Ulu Camiindeki VAV hatlarıyla ilgili kısa bir video seyredince hemen araştırmaya başladım ve bu yazı o videonun ilhamıyla yazıldı.

https://x.com/erolgoka/status/2076237777717350571?s=20

Arz ettiğim gibi, bugün sizi kelimelerin kifayetsiz kaldığı, taşın ve mürekkebin adeta ruh kazandığı, zamanı durduran mukaddes bir eşiğe doğru seyahate davet ediyorum.

Adımlarımızı yavaşlatalım, gönül gözümüzü açalım ve Osmanlı’nın o ilk görkemli başkentine, Evliya Çelebi’nin ifadesiyle "Bursa’nın Ayasofyası" olan o muazzam mabede, Bursa Ulu Camii’ne doğru feyiz dolu bir yolculuğa çıkalım.

O muhteşem taç kapıdan içeriye adımınızı attığınız o ilk anı hatırlayalım...

Tepedeki açık kubbeden süzülen ilahi ışık, ortadaki şadırvandan yükselen o huzur verici su sesine karışırken, ruhunuzun hafiflediğini hissediyoruz, Sanki sadece bir mabede değil, yüzyılların biriktirdiği derin bir bilgeliğin içine girmiş duygusuna kapılıyoruz.

Üftade Hazretleri’nin ifadesiyle "Mecmaü’l-Kibâr" yani büyüklerin buluşma noktası... Yıldırım Bayezid’in zafer şükrü olarak bize miras bıraktığı bu muazzam yapı, bugün 132 farklı hat istifiyle adeta bir açık hava müzesi gibi…

Gözlerimiz duvarları süsleyen o devasa hat levhalarına çarptığında ise sadece bir sanat galerisinde değil, adeta ilahi sırların fısıldandığı manevi bir okulda olduğunuzu anlarsınız. İşte bu sessiz vaizlerin en meşhuru, en çok gözyaşı döktüreni ve kalbimizi en derinden sarsanı şüphesiz o gizemli vâv (و) harfleridir. Bu "Vav" sanki tüm o taşların, kubbelerin ve duvarların manevi özeti bir harf.

Peki, bizi her köşede karşılayan bu mütevazı "Vav"ın sırrı ne?

Gelin, bugün o kadim sessizliğin sesine kulak verelim.

Anne Karnından Musalla Taşına: Yaşamın Kısa Bir Özeti

Ulu Camii’nin duvarlarında süzülen her bir vâv, aslında bizim kendi hikayemizdir.

Tasavvuf ehli der ki; insanoğlu hayat yolculuğuna anne karnında bükülmüş mütevazı bir vâv (و) olarak başlar.

O karanlık ve güvenli sığınakta sadece bükülerek büyür.

Dünyaya gelip akıl baliğ olduğunda, rüşte erdiğinde ise kendini bir şey sanır; gururla, asaletle dimdik durup bir elif (ا) olmaya yeltenir.

Ancak insanoğlu bilmez ki bu fani dünyada ömür sadece bir nefes kadardır.

Yıllar geçip ihtiyarlık kapıyı çaldığında, beli bükülüp secdede huzura erdiğinde ya da nihayet o kaçınılmaz gün gelip musalla taşına dümdüz uzandığında yeniden aslına döner ve ebediyete bir vâv (و) olarak uğurlanır.

İşte bu yüzden, hat sanatında lale motifleriyle bezenen o zarif vâv harfleri, bize doğuşumuzdan ölümümüze kadar olan teslimiyet ve kulluk serüvenimizi fısıldar.

Ayette buyrulduğu gibi:

وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ "Secde et ve yaklaş!"

İnsan ancak vâv gibi büküldüğünde ilahi yakınlığın zirvesine ulaşır.

Hattat Şefik Efendi’nin Şaheseri ve Münafıkların Gizli Sırrı

Ulu Camii’nin en........

© Habername