Tarih Bazen Ayrıştıran Bir Zehir, Bazen Birleştiren Bir İksirdir
Düzeni bozulmuş, aklını yitirmiş, vicdanını kaybetmiş dünya sistemine bir iyilik neşteri vurmak gerekiyor. Bu müdahaleyi, bu operasyonu yapacak cerrah ümmetten başkası değildir. Tekmil Ademoğulları şunu bekliyor: Ümmet adlı hekim, tıpkı mazide olduğu gibi, kanserleşmiş sistemin marazlı organlarını İslam neşteriyle kesip atsın. Sonra da vücudun tekrar sağlığına kavuşması için ona gerekli olan “hakiki iman hapı”, “fıtrata uygun hukuk şurubu” ve “vicdan çiçeğinden elde edilmiş ahlak ilacını” vererek hastayı kurtarsın.
Milletler fertlerden oluştuğu için dün, bugün ve yarın; geçmiş, an ve gelecek onların ayrılmaz parçalarıdır. İnsanların ve halkların şuuru dünden beslenir. Milletlerin karakteri, tarih vitaminleriyle büyür ve gelişir. Halklar, “dün ambarından” aldıkları gıdalarla, “mazi ikliminden” edindikleri temiz ve sağlıklı havayla, kirlenmemiş sularla hayata tutunurlar. Eğer bu hava ve gıdalar temiz ve sağlıklı olmayıp kirli ve bozuk olursa hem milletler hem de fertler ruhen ve zihnen sağlıklı olamazlar. Aksine marazlı, sakat ve tutarsız bir zihne; çelişkilerle dolu bir karaktere sahip olurlar.
Bu nedenledir ki devletler, sağlıklı ve güçlü bir millete, dengeli ve olgun bir halka sahip olmak istiyorlarsa, onlara temiz, duru, doğru; akla, ilme ve hakikate uygun tarih dersleri okutmalıdırlar.
İYİLİK PAKTI VE ÜMMET BİRLİĞİ
Bu hüküm, bir millet ve bir devlet için geçerli olduğu gibi; zalim, sömürgeci ve ortak düşmanlara karşı güçlerini birleştirerek hem kendi ülkelerini hem de bütün dünyayı bu katil zorbalardan korumaya çalışan erdemli milletler ve devletler için de geçerlidir. Bu sebeple “İyilik Paktı” olmak isteyen devletler, ortak tarihlerini yazarken ayrışma, düşmanlık ve kargaşa oluşturacak bilgilerden uzak durmalı; aksine zulme karşı daha güçlü mücadele edebilmenin yollarını aramalıdırlar.
Ademoğulları olarak;........
