Tövbe Seferberliği
Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de mü’minleri tövbeye çağırır. Çünkü O, insanın zaman zaman hata yapabileceğini, yanılabileceğini, bilerek ya da bilmeyerek yanlışlara düşebileceğini bilir; hatta bunu insan fıtratının bir parçası olarak kabul eder. Nitekim Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurur:
“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki, siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder; yerinize günah işleyip Allah’tan bağışlanma dileyen bir topluluk getirirdi de onları bağışlardı.”
(Müslim, Tevbe, 11)
Demek ki Rabbimiz bizden “sıfır günahlı” bir hayat beklemiyor. Aksine; hata edebilen, fakat hatasını fark eden; günah işleyip ardından pişman olan ve Rabbine yönelen bir kul olmamızı murad ediyor.
Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’de tövbenin bazı özel niteliklerine dikkat çekilir. Bunlardan biri “nasûh tövbesi”dir. Nasûh tövbe; bir daha o günaha dönmemeye kesin niyet etmek, günahla araya mesafe koymak ve onu çağrıştıran her şeyden........
