1739 Sayılı Kanun ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli
Türk millî eğitim sistemi, bugün tarihsel süreç içinde kanunlarla kazanılmış hakları ile modernleşme iddiaları arasında kritik bir eşiktedir.
Bir yanda eğitim sisteminin anayasası sayılan 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, diğer yanda ise bu yapının üzerine inşa edilen (veya yer yer onu esneten) Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bulunmaktadır.
Bu iki metin, birbiriyle karşılaştırıldığında örtüşen ve ayrılan noktalar görülmektedir.
Örtüşen Noktalar: Her iki metnin de “kâğıt üzerindeki” ortak paydası, Türk milletinin değerlerini koruyan, vatansever ve ahlaklı bireyler yetiştirmektir. Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılık, millî kimliğin inşası ve fırsat eşitliği gibi kavramlar, Maarif Modeli’nde de temel referanslar olarak korunmaktadır. Model, kanunun çizdiği “iyi insan, iyi vatandaş” profilini, 21. yüzyıl becerileriyle (eleştirel düşünme, dijital okuryazarlık vb.) tahkim etme iddiasındadır.
Ayrılan Noktalar: Asıl farklılaşma, bu hedeflere “nasıl” ulaşılacağı noktasında ortaya çıkmaktadır: 1739 sayılı kanun, öğretmenliği bir “uzmanlık ve ihtisas” mesleği olarak görürken; Maarif Modeli, “sosyal sorumluluk” ve “manevi danışmanlık” gibi kavramlarla eğitim sürecine okul dışı aktörlerin (vakıf, dernek, din........
