Temiz Eller mi, Siyasi Mühendislik mi?
Türkiye son günlerde öyle bir süreçten geçiyor ki, insan ister istemez kendi kendine şu soruyu soruyor: Acaba biz mi görmüyoruz? Yoksa gerçekten iktidara haksızlık mı yapıyoruz?
Bu soruları ben de soruyorum. Ama ne yazık ki cevapları berrak değil. Çünkü yaşananlar, hukuk devletinin olması gereken çizgisinden ziyade, algı yönetimi ile gerçeklik arasında sıkışmış bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Son dönemde özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ye yönelik yapılan operasyonlar, ölçü ve zamanlama açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Hukukun en temel ilkesi şudur: İnsan yargılanır, suçu ispatlanırsa cezasını alır.
Ama bugün yaşananlara baktığımızda, süreçler sanki tersine işliyor. Yargılama tamamlanmadan, toplumun önüne bir “suçlu” imajı konuluyor. Bu da doğal olarak “yargısız infaz” tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Öte yandan sadece muhalefet değil, geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi ile ilişkili bazı isimlere yönelik de soruşturmalar açılıyor. Örneğin Tunceli eski valisi üzerinden........
