Tahterevalli Siyaseti ve Mecburiyetin Adı: Sandık İttifakı
Türkiye’de siyaset bazen çok karmaşıkmış gibi anlatılır. Oysa bazı gerçekler vardır ki ne kadar süslerseniz süsleyin değişmez. Bunlardan biri de şudur:
Sandık matematiği duyguyla değil, gerçeklikle çalışır.
Size laf kalabalığıyla yük olmak istemem. Ancak Türkiye’nin son 23 yılına baktığımızda ortada inkâr edilemeyecek bir tablo var. İktidar partisi, karşısında birleşik bir muhalefet olduğu zaman dahi seçimleri ya kazanıyor ya da başa baş götürüyor. Bu bir yorum değil, veridir. Hafızadır. Yaşanmışlıktır.
Hal böyleyken bir siyasi partinin ya da genel başkanın çıkıp “Ben ittifak yapmam, milletle ittifak yaparım” demesinin siyaseten ne anlama geldiğini sormak zorundayız.
Çünkü siyaset sadece söylem değil, sonuç üretme sanatıdır.
Siyaset Niyetle Değil Neticeyle Ölçülür
“Milletle ittifak” kulağa hoş gelen bir ifadedir. Hitabeti güçlüdür, meydanlarda alkış alır. Ama sandık, alkışla değil aritmetikle açılır.
Bugün Türkiye’de seçim sistemi öyle bir noktaya gelmiştir ki, parçalı bir muhalefetin başarı şansı neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sadece Türkiye’ye özgü bir durum da değildir. • Fransa’da aşırı sağın yükselişine karşı kurulan geniş ittifaklar, • İtalya’da yıllarca süren blok siyasetleri, • Almanya’da koalisyon kültürünün devlet geleneğine dönüşmesi…
Hepsi aynı gerçeği söyler: Siyasi rekabetin olduğu yerde ittifak bir tercih değil, zorunluluktur.
Türkiye’nin Gerçeği: Tahterevalli Siyaseti
Bugün Türkiye’de siyaset bir tahterevalliye benziyor. Bir taraf yukarı çıkarken diğer taraf aşağıda kalıyor. Dengeyi belirleyen ise ağırlık değil, birliktelik.
Muhalefet........
