Şiiliği Anlamak
Hareket alanının son derece geniş olduğu Hanefi mezhebine mensup olanların Şiiliği anlamakta zorlandıklarını hatta anlayamadıklarını düşünüyorum. Şiilik kendisine inanları kuşatır. Mensuplarının üst kimliği haline gelir. Genelde diğer kimlikleri bastırır, silikleştirir.
Şiiliğe göre bir Müslüman’ın Ayetullah’ı Uzma veya Mercii Taklit denilen yaşayan büyük alimlerden birine bağlanması şarttır. Müslüman bağlandığı alimi örnek alır, hayatını onun verdiği talimatlara göre şekillendirir. Bağlandığı alimin emrinden çıkması, dinden çıkmak anlamına gelir. Mesela Bahreyn nüfusunun ’den fazlası Şii’dir. Bahreyn halkı İran veya Irak’taki Mercii Taklitlere bağlıdır. Ülkeleri ile İran savaştığında bağlı oldukları Ayetullah İran’ı desteklerse onlarda İran’ı desteklemek zorundadır. Bahreyn halkının, İran’ın Bahreyn’i bombalamasını neden kutladığını bilmem anlatabildim mi?
Bununla birlikte Şii Müslüman, fikir ve hükümlerini beğenmediği Ayetullah’tan koparak bir başkasına bağlanabilir. Bu durumda yeni önderini örnek alır, onun talimatlarını yerine getirir. Şii Müslüman bağlı olduğu Merci Taklit öldüğünde yaşayan Ayetullahlardan birini seçerek ona uyar. Genelde Mercii Taklit öldüğünde yerine bu sıfatı kullanmaya hak kazanmış talebelerinden biri veya birkaçı geçer. Pratikte ölen Mercii’ ye bağlı olanlar onun talebelerinden birine bağlanırlar. Merci öldüğünde verdiği hükümlerde onunla birlikte ölür.
Şiilikte, Mercii Taklit anlayışı nedeniyle tarikatlar gelişmemiştir. Zira Mercii Taklitler şeyhlerin işlevlerini de üstlenirler. Zira onlar hem maddi hem de manevi önderdirler. Hükümleri Kuran ve hadis gibidir. Mesela namazın beş vakit olduğu ayetle sabittir. Eğer Merci ‘’beş vakit namaz cem edilerek üç vakitte kılınır’’ derse Müslüman bu talimatı yerine getirmekle mükelleftir. Merci Kuran’ın hükmünü değiştiremez ama uygulanmamasına karar verebilir.
Aslında verdiği hükümlerin Ayetullah’la birlikte ölmesi ve Ayetullah’ın günün şartlarına göre hüküm vermeye hakkının........
