menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savunma sanayindeki meselelerimiz

20 0
11.05.2026

Savunma sanayinde çok başarılıyız. Son on yılda, on katına çıkan ihracatımız, hızla artıyor. Ordumuz modernize oluyor. Türkiye’nin askeri olarak yayılması, askeri ve siyasi olarak güçlenmesi ve savunma sanayine öncelik verilmesi, aynı stratejinin parçaları olduğundan birbirleriyle örtüşüyor, birbirlerini destekliyor. (Askeri yayılmadan kastım, yurtdışında açılan üs sayısı esas alındığında ABD’den sonra ikinci, varlık gösterilen ülke sayısına bakıldığında ABD, İngiltere ve Rusya’dan sonra dördüncü olmamız)

İhracatımızı on kat artırmış olmamıza rağmen, savunma sanayindeki pazar payımız, %1 civarında. İhracat tutarımızı önümüzdeki on yılda beş katına çıkarabilirsek ki dünya hızla silahlanıyor, savunma sanayi pazarı yüksek oranlarla büyüyor, başta cari açık olmak üzere ekonomik sorunlarımızın önemli kısmını çözeriz. Unutmayalım ki savunma sanayi yüksek teknoloji ağırlıklıdır ve çok karlıdır.

Türkiye yakaladığı ivme ile ihracatını çift haneli oranlarla artırmaya devam edecektir. Zayıf olduğu segmentlerde de güçlenecektir. Ordumuz her geçen gün daha donanımlı ve dolayısıyla daha etkili olacaktır. Bunların olacağına eminim. Ama bunların olması savunma sanayimizde sorunlarımız olmadığı anlamına gelmiyor. Savunma sanayinde birbirinden önemli ve büyüme potansiyeli taşıyan problemlerimiz var. Bu problemleri daha da büyümeden çözmeliyiz ki savunma sanayimiz ve ordumuz onulmaz zararlar görmesinler.

En büyük problemimiz beyin göçü. Kamuya ait savunma sanayi şirketlerinde çalışan teknik personellere diğer kamu görevlilerinden çok daha yüksek ücretler vermemize rağmen, özellikle Amerikalılar on-on beş kat yüksek ücretlerle ve en kısası on yıllık kontratlarla mühendislerimizi transfer ediyorlar. Böyle transferlerle genç, iyi eğitimli, zeki ve yetişmiş kadroların yanında geliştirdiğimiz teknolojilere de sahip oluyorlar.

Dünyanın içinde bulunduğu kaotik durum Almanya, Japonya ve Kore gibi zengin devletleri, ordularını güçlendirmeye ve savunma sanayilerine yatırım yapmaya sevk etti. Körfez savaşında hezimete uğrayan Arap devletleri de aynı politikayı benimseyecektir. Bu devletlerin yönelecekleri ilk adreslerden biri Türkiye olacak. Yani tedbir almazsak beyin göçü artarak devam edecek.

Sektörün hızlı büyümeye başladığı yıllarda eleman sıkıntısı daha azdı. Sektörün........

© Habererk