menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye - PYD 27 Ocak Anlaşması

11 0
29.01.2026

Öncelikle 18 Ocak’ta imzalanan anlaşmayla ilgili yapılan yanlış yorumların düzeltilmesinde fayda var. Suriye, 14 vilayetten oluşuyor. Operasyona kadar bu vilayetlerden üçü PYD’nin kontrolündeydi: Haseke, Rakka ve Deyrizor. Bu vilayetler dışında, Halep’in Aynelarap (Kobani) ilçesi ve iki mahallesi de PYD’nin işgalindeydi. Anlaşmayla Rakka ve Deyrizor idari ve askeri olarak Şam’a bağlanıyor. Haseke’nin idari olarak merkeze bağlanacağının vurgulanması, askeri olarak bağlanmayacağından değil. Rakka, Deyrizor ve Halep’in iki mahallesindeki teröristler Haseke’de toplandılar. Bunlar ya silahlarını bırakarak sivil hayata dönecekler ya da bireysel olarak Suriye güvenlik güçlerine katılacaklar. Bu süreç bittikten sonra Haseke’ye de Suriye güvenlik güçleri girecek. Yani Haseke’de askeri olarak Şam’a bağlanacak. Anlaşmada Aynelarap’ın ayrıca geçmesinin nedeni, Halep’e bağlı bir ilçe olması. Aksi halde Aynelarap anlaşmanın dışında kalırdı. Anlaşmanın şüphesiz en önemli maddesi, orduya katılımın bireysel olacağını kayıt altına alan madde. Bu olduğunda terör örgütünün Suriye kolu tarihe karışmış olacak. Enerji sahalarının, barajların, madenlerin ve sınır kapılarının Şam’a bağlanması, fiili durumun kayda geçirilmesinden ibaret. Terör örgütü gelir kaynaklarının tamamını kaybetti.

18 Ocak anlaşması, terör örgütü açısından 10 Mart anlaşmasının oldukça gerisinde. Eğer terör örgütü ateşkes bittikten son direnmeye yani savaşmaya karar verirse, 18 Ocak anlaşması da tarih olur. Terör örgütü kazanımlarını maksimize etmeye çalışırken o kadar yanlış stratejiler takip etti ki sürekli daha geriye düştü. Üstlerin kabul ettiği şartlara alttakiler riayet etmedi. Haseke’nin imzaladığını Kandil reddetti. Kandildeki baronlardan birinin emrini diğeri lağıv etti. Her şey aleni olduğundan, çok başlılık ve örgüt içinde........

© Habererk