İran’daki muhalif silahlı örgütler
İran’da etnik gruplar sınır boylarındadır. Azerbaycan Türkleri ve Kürtler, Türkiye ile Azerbaycan, Araplar Irak, Beluçlar Pakistan ve Afganistan, Türkmenler Türkmenistan ve Afganistan, Peştunlar Afganistan sınırlarında yaşıyorlar. Araplar denizden Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle komşular.
Pehlevi döneminde güçlü olan ama artık vatanlarında zayıflamış neredeyse yok mesabesine gelmiş, varlığını diasporada ve uluslararası platformlarda sürdüren Halkın mücahitleri, Halkın Fedaileri ve TUDEH dışındaki muhalif örgütler etnik bazlıdır. Bu örgütler temsil ettikleri halkın ya bağımsız olmasını ya da özerk yönetim kurmasını talep ediyorlar. Dayandıkları etnik grup Sünni olan muhalif örgütler, silahlıdır. Sünni deyince aklınıza Türkiye gelmesin. Yüzyıllardır devam eden Şii baskısı Sünnileri acımasız ve hoşgörüsüz yapmış.
İran’ın en geri kalmış, en fakir bölgeleri sırasıyla Belucistan, Kürt ve Azerbaycan eyaletleridir. Belucistan çok zengin maden yataklarına sahip olmasına, İran’ın okyanusa erişimi olan tek bölgesi olmasına rağmen çok fukaradır. Son zamanlarda önem kazanan nadir toprak elementleri yönünden zengin olması, Belucistan’ın stratejik önemini arttırdı.
Eyaletin hayat kaynağı olan Helmand nehrinin kuruması, fukaralığı dolayısıyla rejime olan muhalefeti arttırdı. Silahlı örgütler güçlendi. Beluçlar, 3 milyon civarında nüfusları olmasına rağmen, Ceyşül Adl gibi güçlü, organize ve İran’ın her yerinde ses getiren eylemler yapabilen örgüte sahipler. Nehrin kuruması iç göçü tetikleyince hem örgüte katılım arttı hem de örgütün İran’ın her yerinde eylem yapması kolaylaştı. Belucistan eyaletinin komşu olduğu Pakistan ve Afganistan’da, sınırın karşı tarafında da Beluçların meskun olması eylem yapılmasını kolaylaştırıyor. Lojistik destek alıyorlar, eylemden sonra sınırı geçip izlerini kaybettiriyorlar.
Beluçlardan sonra en güçlü silahlı örgütler Kürtlerin. İrili ufaklı onlarca silahlı örgüt var Kürt eyaletlerinde. Bunlardan üçü önceki dönemlerle mukayese edilmeyecek kadar zayıflamış olsalar da nispeten güçlüler. Barzani KDP’sinin İran kolu olan İKDP, KOMALA ve PKK’nın kontrolündeki PJAK. İKDP muhafazakar ve Kürt milliyetçisi. KOMALA sosyalist, seküler ve sınıfsal bir parti. PJAK, PKK çizgisinde.
Bu ayrımlar örgütlerin birlikte hareket etmesini imkansızlaştırıyor. Mesela İKDP aşiretlere dayanırken, KOMALA’ ya göre aşiretler ortadan kaldırılması gereken yapılanmalar. PJAK için kendini destekleyen aşiretler dost, desteklemeyenler düşman.
PJAK 2000’lerin başında terör faaliyetlerine başladı. Bölgede hakimiyet tesis edebilmek için rejimi değil diğer Kürt örgütlerini hedef aldı. Bu strateji İKDP ve KOMALA’yı zayıflattı. İran’ın arka arkaya düzenlediği operasyonlardan sonra silah bırakan PJAK, Mahsa Amini’nin katledilmesini gerekçe göstererek yeniden terör faaliyetlerine başladı. İsrail tarafından finanse edilen PAK, giderek güçleniyor.
İran’daki Kürt örgütleri Kuzey Irak’ta, Barzani’nin bölgesinde üstleniyorlar. Şartları uygun gördüklerinde sınırı geçerek eylem yapıp Irak’a dönüyorlar. Bu nedenle İran, cezalandırmak amacıyla zaman zaman Barzani’nin kontrolündeki toprakları füzelerle vuruyor.
Silahlı örgütlere sahip üçüncü grup Araplar. Araplar Irak sınırından yani en kuzeyden, Belucistan eyaletine yani en güneye kadar olan sahil şeridinde yaşıyorlar. Kuzeydeki Huzistan eyaletindeki Arapların çoğu Şii. Diğer eyaletlerdeki Arapların tamamına yakını Sünni. İran’ın petrol ve gaz sahalarının’%90’ından fazlası Arap eyaletlerinde. Rafineri ve gaz tesisleri de bu bölgelerde.
Arap eyaletlerinde faal olan onlarca silahlı örgütten ikisi öne çıkıyor: İslamcı Harakat el Nidal ve milliyetçi-seküler Ahvaz Arap Halk Demokratik Cephesi. Diğer grupların aksine Sünni ve Şii Araplar olması, bu hareketleri mezhepçi söylemden uzaklaştırıyor. Tahran, BAE ve Suudi Arabistan’ı ayrılıkçı Araplara destek vermekle suçluyor.
Güney Azerbaycan dışındaki Türklerin İran’da ve diasporada bağımsızlık ve özerklik isteyen silahlı ve silahsız örgütleri yok. Yani Beluçlardan ve Araplardan daha kalabalık olan Horasan ve Kaşkay Türkleri örgütsüz. İran’ın diğer eyaletlerine göçmek zorunda kalan 15 milyondan fazla Azerbaycan Türk’ünün de örgütü yok.
Özerklik, ana dilde eğitimin yaygınlaştırılmasını ve kültürel haklar isteyen Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH) diasporada daha güçlü. Diasporadaki hareket liderleri İran’dakilerden daha netler. Nihai hedeflerinin birleşik Azerbaycan olduğunu ifade ediyorlar. GAMOH’un yakınlarda kurduğu silahlı kanadının üye sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Oysa Kürtlerin, Arapların ve Beluçların on binlerce silahlı militanı var.
1991 yılında Bakü’de kurulan, Azerbaycan’la ilişkili olan Güney Azerbaycan Milli Özgürlük Hareketi giderek zayıfladı. ‘’Güneyde hiç ağırlığı kalmadı’’ denilebilir. Bunlar dışında da Azerbaycan Türklerinin kurduğu on civarında varlığı ile yokluğu belli olmayan örgüt var. İran Türklerinin silahlanmamalarının sebebi Şii olmaları. Rejimin Farslar ve Lorlarla birlikte dayandığı üç ana unsurdan biriler. Mesela devrim muhafızlarının üçte biri, mollaların yarısı Türk. Ticaret Türklerin elinde.
Bakmayın beş Kürt örgütünün birleşerek rejime savaş ilan etmelerine. Silahlı örgütler, Amerika İran’a saldırır saldırmaz hareketlenmezler. Sadece ses getirecek bombalama eylemleri yapabilirler. Ancak rejimin yıkılacağına kanaat getirirlerse harekete geçerler. Ama birlikte veya eşgüdümlü hareket edemezler. Böyle bir hareketlenme, güvenlik güçleriyle isyancı örgütlerin çatışmalarının yanında, etnik tansiyonun yüksek olduğu bölgelerde, etnik gruplar arasında iç savaşa neden olabilir.
Ezelden beri bir Türk kenti olan Urmiye ve çevresinde, Türklerle Kürtler arasında gerilim var. Rejimin uyguladığı politikalar yüzünden Urmiye yoğun Kürt göçü alıyor. Şehrin nüfus yapısı değişiyor. Ayrılıkçı Kürt örgütleri, son on yıldır Urmiye’yi kuracakları devletin haritasına dahil ediyorlar. Hatta başkentleri olarak gösteriyorlar. Bu durumu Türklerin kabul etmesi mümkün değil. Olay Türk-Kürt çekişmesinin çok ötesinde, aynı zamanda Şii-Sünni mücadelesine dönebilir. Türkiye ve Azerbaycan müdahale etmek zorunda kalabilir.
Benzer bir gerilim körfezin kuzeyinde iç içe yaşayan Araplarla Lorlar arasında da var. Lorlar enerji sahalarının ve sahillerin Arapların kontrolü geçmesine asla razı olmazlar. Henüz gerilim olmamakla birlikte, körfezin orta ve güney sahillerinde yaşayan Sünni Arapların komşuları, Kaşkay Türkleri. Kaşkaylar sahile paralel uzanan ince, uzun bir hatta mukimler. Fukaralar. Çoğu göçebe. Örgütlü değiller ama göçebeler silahlı. Araplar bağımsız olurlarsa daha da fukaralaşacaklarından bu gelişmeye tepkisiz kalmazlar.
Horasan ise gayya kuyusu, ne olacağını kimse bilemez. Nüfusun çoğu iç göçle gelen Farslardan, Azerbaycan Türklerinden, Beluçlardan, Kürtlerden ve Lorlardan oluşuyor. Horasan Türkleri, Peştunlar, Kazaklar ve Kırgızlar yerli Sünni unsurlar. Farslar, Kürtler ve irili ufaklı Türk halkları yerli Şii unsurlar. İlaveten göçebe, Alevi Türk ve Kürt grupları da var.
