Kira Kadın
Kanuni Sultan Süleyman’ın son yıllarından başlayıp ilk toprak kaybının yaşandığı Karlofça Antlaşmasına kadar süren döneme tarihçiler “duraklama dönemi” derler.
16. Yüzyılın sonlarında başlayıp 17. Yüzyılın sonlarına uzanan yaklaşık bir asırlık bu dönem, aynı zamanda devlet idaresine harem gölgesinin düştüğü yıllardır.
Haseki sultanlar, valide sultanlar, hanım sultanlar... Gücün ve siyasetin şehvetine kapılan kimi saray kadınları, devlet idaresine müdahil olup dönemin önemli hadiselerine etki ettiler. Ekonomiden dış ilişkilere, tayinlerden terfilere kadar birçok olaya karıştılar. Kimi zaman kelle aldılar, kimi zaman makam-mansıp dağıttılar.
Mutlak güçleri hiçbir zaman Rus İmparatorluğundaki II. Katerina veya Britanya İmparatorluğundaki I. Elizabeth gibi resmî bir nitelik kazanmasa da perde arkasından devleti yönetmeye çalıştılar.
Devlet gemisinin bu şekilde yürümeye başlaması, yönetimdeki işleyişi de buna ayak uydurmak zorunda bıraktı. Harem-i Hümayun, aile ilişkilerinin dışına taşıp siyasi pazarlıkların ve yönetim merkezindeki güç dengesinin önemli bir unsuru oldu.
Hürrem Sultan, Mihrimah Sultan, Kösem Sultan, Safiye Sultan, Nurbanu Sultan gibi figürlerin ön plana çıktığı bu alışılmadık süreç için kimileri “Kadınlar Saltanatı” tabirini kullanırlar.
Kadınlar saltanatının altın çağından en büyük hisseyi Yahudi kadınlar aldı. 15. Yüzyıldan itibaren Hristiyan dünyasından kovulan Yahudiler, Osmanlı devletine sığındıktan sonra ticaret ve ekonominin en önemli aktörleri haline gelmiş, büyük sermaye birikimine ulaşmış, iltizamdan para basımına kadar birçok imtiyaz elde etmişlerdi.
Erkekleri bu haldeyken kimi Yahudi kadınları da harem dairesi ile ilişki kurup, arka kapıdan saraya girmeyi başardılar. Valide sultanların veya hanım sultanların dostu, arkadaşı, ekonomi danışmanı ve dışarıyla ilişkilerinde gözü-kulağı oldular.
Bunlara, Grekçe bir kelimeden hareketle “Kira Kadın” denildi.
Kira kadınların, çoğunluğu devşirmelerden oluşan saray kadınları ile ilişkileri, onlara parfüm, süs ve ziynet eşyaları getirmekle başladı. Ardından tıbbi bilgilerle gelişti. Bu bilgilere kimi zaman sihir ve büyü becerileri de katıldı. Çokeşli padişahı kendisine bağlamak isteyen hanım sultanlar, bu becerileri öğrenmek için birbirleri ile yarıştılar.
Zamanla ilişkinin kapsam ve boyutu değişti. Sarayın güvenini kazanan kira kadınlar bunu paraya tahvil etmeye başladılar. Hem devletten iş aldılar hem de yabancı ülke elçilerinden iş adamlarına, bürokratlardan tüccarlara devletle ilişki kurmak isteyen zengin ve güçlü insanlara aracılık ettiler. Sonrasında rüşvetle mansıp dağıtmaktan devletlerarası ilişkilere müdahale noktasına kadar işi büyüttüler.........
