“Kılıç artığı” ve CHP’nin kadim Alevi düşmanlığı!
Dersim, Osmanlı döneminde de merkezi idare için bir sorun kaynağıydı ama hiçbir zaman toplu kıyımlar yaşanmadı.
Genç Cumhuriyet ise burada yaşayan Alevilere aynı müsamahayı göstermedi.
Dünya hukuk tarihinde örneği olmayan bir uygulamaya imza atılarak “bir ile özel kanun” çıkarıldı.
"Dersim Kanunu" olarak tarihe geçen kanunda; söz hakkı şöyle dursun, sanıklara haklarındaki suçlamaları öğrenme fırsatı bile verilmedi.
Alevilerin önderi Seyyit Rıza hakkında ise davanın hakimi değiştirilerek, üstelik resmi tatil olmasına rağmen cumartesi günü kurulan mahkemeyle idam kararı alındı.
Atatürk gelmeden idamı bitirmek isteyenler, tatil gününde, gece yarısı kurdukları darağacında Seyit Rıza’yı infaz etti.
İdamla son bulması beklenen isyan ise daha da şiddetlendi.
Bunun üzerine devlet, 11-12 Haziran 1938'de “İkinci Dersim Harekatı”nı, 10-31 Ağustos'ta da “üçüncü” harekatı yaptı.
Sabiha Gökçen'in de içinde bulunduğu jetler, Tunceli köylerini bombaladı. Yapılan askeri harekatlarda yaklaşık 70 bin kişi can verdi.
Bakanlar Kurulu'nun 6 Ağustos 1938 kararıyla resmi olarak 1246 haneden 5 bin kişi farklı illere sürülse de gerçekte 12 bin kişi sürgüne gönderildiği iddia edildi.
Bu olaylar sonrası Alevilerde kalıcı ve unutmayacakları bir yara açıldı.
Her ne kadar bu yara kapanmasa da Alevi canlar, sürekli sol seküler çizgideki CHP’ye oy verdi.
Buna rağmen CHP'nin monşerlerinden Onur Öymen, 2009 yılında Meclis'te yaptığı konuşmada Dersim Olaylarını örnek göstererek Alevileri, Kurtuluş Savaşındaki düşman güçleri ve PKK'lı teröristlerle bir tuttu.
Aslen Tuncelili olan Kemal Kılıçdaroğlu, kamuoyunda infiale sebep olan işte bu açıklamadan sadece 6 ay sonra, CHP’nin 7. Genel Başkanı oldu.
Bu koltukta tam 13 yıl boyunca oturan Kemal Bey, sürekli “mezhepçilik” kıskacı altındaydı.
Yaptığı her görevlendirmede, CHP içerisinden;
“En güçlü koltukları Alevi kökenli isimlere teslim ediyor” diye eleştirildi.
Dönemin Mersin Milletvekili İsa Gök, "CHP şu anda genel merkezin verdiği talimatla tek bir etnik temele ve tek bir mezhebe dayanarak yeniden oluşturuluyor" diyerek, kendi ekibini oluşturan Kılıçdaroğlu’nu “mezhepçi kadrolaşma” ile itham etti.
Gazeteci Nevşin Mengü’nün babası ve eski Manisa Milletvekili Şahin Mengü de........
