Kılıçdaroğlu ve Özel anlaşsa bile CHP kurultay yapamaz
Kılıçdaroğlu ve Özel kurultayın yapılması konusunda anlaşsa bile karar kesinleşmediği sürece kurultay yapılamaz
Öncelikle konunun daha iyi anlaşılması için çok önemli bir hususu izah etmek istiyorum. Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP parti meclisinin eski üyelerinin mahkeme kararı ile göreve getirilmesi mutlak butlan davasının esası hakkında verilen kararın bir sonucu değildir. Zira şahsi haklara ilişkin verilen ilk derece mahkemesi veya istinaf kararları kesinleşmeden uygulanamaz. İstinaf Dairesi bu nedenle Kılıçdaroğlu ve parti meclis üyelerini bir tedbir kararı ile göreve getirmiştir. Yani Daire bir anlamda partiye asıl dava kesinleşene kadar kayyum atamıştır. Bu nedenle bu durumu dikkate almadan yapılacak her değerlendirme hatalı olacaktır.
Yine İstinaf Dairesi, doğrudan Siyasi Partiler Kanununa göre değil bu Kanunun yollaması ile Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre karar vermiştir. 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesine göre, Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır. Bu nedenle Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerini ve bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin yargı kararlarını dikkate almadan sadece Siyasi Partiler Kanunu hükümlerine göre yapılan değerlendirmeler de hatalı olacaktır.
Yeni Kurultay Yapılmasının Önündeki Hukuki Engeller
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (T. 21/05/2026, E., 2026/32, K. 2026/658) CHP hakkında TMK ve Dernekler Kanunu hükümlerine göre mutlak butlan ve tedbir kararı verdiğinden, değerlendirmelerimizi bu kapsamda yapacağız. Bu nedenle kamuoyunda tartışılan Asliye Hukuk Mahkemesinin bu kararı almaya yetkili olup olmadığı konusuna değinmeyeceğiz.
Asliye hukuk mahkemeleri ve ticaret mahkemeleri farklı nedenlerle tedbir kararı ve bu kapsamda yönetim kayyumu atama kararı vermektedir. Eğer bir derneğin veya şirketin organlarının toplanamaması veya fiil ehliyetini kaybetmesi gibi nedenlerle görevini yapamayacak durumda olması nedeniyle kayyum atanmış ise, dernek veya şirket genel kurulu en kısa süre içinde toplanarak yeni yönetimi seçebilir. Zaten böyle bir nedenle atanan kayyumun asıl görevi de bu seçimin yapılmasını sağlamaktır.
Ancak mahkeme dernek veya şirket faaliyeti çerçevesinde bir suç işlendiği veya organların iradesinin hileli yollarla sakatlandığı yahut kötü yönetim gerekçesiyle mevcut yönetiminin görevine son vererek kayyum atamış ise, bu atamanın amacı delillerin korunması, hukuka aykırı fillerin devam etmesinin önlenmesi ve davanın esası hakkında verilecek nihai kararın sağlıklı bir şekilde alınmasını sağlamaktır. Bu kapsamda yapılan kayyum ataması bir kamu hukuku tedbiri olduğundan, üyelerin veya ortakların iradesi ile (genel kurul kararı ile) bu tedbir sonlandırılamaz. Dolayısıyla dernek veya şirket ortakları genel kurul yaparak yeni bir yönetim seçemezler. Seçim yapılıp yeni yönetim belirlense bile mahkemenin izni olmadan bu yönetimin kayyumun görevini devralması mümkün değildir.
Dernek ve şirketlerin genel kurullarının siyasi partilerdeki karşılığı kurultaydır. Bu nedenle nasıl dernek ve şirketler genel kurul toplantısı yaparak yeni dernek veya şirket yönetimini belirleyemiyorsa, CHP de yeni bir kurultay yapıp genel başkan ve parti meclisini belirleyemez.........
