Şehit isimleri susmamalı
Şehit isimlerinin kamusal alanlarda yaşatılması, rastgele bir tabela düzenlemesi ya da yalnızca törensel bir sembol değildir. Toplumsal hafızanın canlı tutulmasına hizmet eden bu uygulama, acılarımızı hatırlatıyor; bir yandan şehitlerimizin fedakârlığını görünür kılarken diğer yandan ülkemize ödetilen bedeli anlatıyor. En önemlisi, okul, cadde, park vb. mekânlarda yaşatılan bu isimlerle kuşaklar arasında hafıza köprüsü kuruluyor. Ne var ki zamanla günlük hayatın sıradan akışı içinde bu isimlere o kadar alışıyoruz ki, bir okulun girişindeki, bir caddenin köşesindeki ya da bir parkın tabelasındaki ismi, arkasındaki fedakârlığı, acıyı ve mücadeleyi hatırlamadan okuyup geçiyoruz. Hatıralar anlatılmadıkça nasıl silikleşiyorsa, isimler de hikâyelerinden koparıldıkça yalnızca yön tariflerinde kullanılan ifadelere dönüşüyor. Oysa her şehit ismi, topluma terörün bedelini, vatan uğruna verilen mücadeleyi ve ortak sorumluluğumuzu hatırlatan canlı bir hafıza çağrısıdır.
Yalnızca isimleri korumakla yetinmemek, isimlerin taşıdığı anlamı sürekli yeniden üretmek gerekiyor. İsimleri yaşatmakla hafızayı yaşatmak aynı şey değildir. Bir şehidin adının milyonlarca insan tarafından bilinmesi yetmez; o ismin temsil ettiği........
