İmamoğlu-Özgür Özel AŞ CHP’yi iflasa sürükledi…
Kimi CHP'liler (Lütfü Savaş vd) kimi CHP'lileri (Veysi Uyanık vd) tanık göstererek partinin 38ci kurultayında menfaat karşılığı delege iradesinin satın alındığı iddiasıyla dava açtı ve dava geçtiğimiz hafta "Mutlak Butlan" ile karara bağlandı.
Ne demek mutlak butlan?
Kurultay başından sonuna kadar danışıklı döğüşle malul yani kökünden sakat…
Her şey sil baştan kurultay öncesindeki duruma avdet edecek…
İşte o günden beri CHP’de kıyameti suğra yaşanıyor dersek abartmış olmayız.
Öyle ya, daha birkaç sene öncesine kadar göklere çıkartılanların yerden yere vurulduğu ve yine birkaç sene önce partinin mutlak hâkimi gibi görünenlerin ihracın eşiğine geldiği bir altüst oluşa kıyameti suğra denmez de ne denir?..
CHP’liler, daha doğrusu İmamoğlu-Özel AŞ yaşadıkları bu altüst oluşun gerçek sebebini görmek yerine hedef tahtasına Erdoğan’ı koydular.
Cumhurbaşkanına saldırmalarının nedeni de şu…
Meseleyle yakından ilgili herkes gayet iyi biliyor ki, İmamoğlu ve Özel, bazı eski CHP’li ve AK Partili zevat üzerinden ‘arka kapı diplomasisi’ denilen yöntemle hem adalet bakanına ve hem de Sayın Cumhurbaşkanına, “mutlak butlan kararı çıkmasına engel olun, biz tam da sizin istediğiniz gibi bir muhalefet pozisyonu alalım” şeklinde yüz kızartıcı bir taleple gittiler ve her seferinde de “mahkemeyi etkilememiz söz konusu olamaz” şeklinde kesin bir cevap aldılar.
Böylesine agresif ve saldırgan olmalarının nedeni tastamam budur!
Yoksa onlar da gayet iyi biliyor ki, olup biten her şeyin yegâne sorumlusu bizzat CHP’lilerin ta kendisidir!..
Kararın açıklanmasından sonra gelişmeleri yakından izlemeye çalıştım.
Özgür Özel tam bir panik halindeydi ve ne yapacağını bilemez bir durumda sürekli çelişkili açıklamalar yapıyordu.
Başlangıçta partiyi terk edeceğini söylerken, Silivri’deki avukatlar marifetiyle gelen telefon, ‘direnmesini’ emrediyor, o da naçar direnen adam pozisyonu alıyor ve piyasada........
