menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Davacının ahmağı derdini mübaşire anlatır…

12 0
09.07.2026

İzleyenler bilir, bu sütunda sıklıkla atasözlerine ve deyimlere yer veririm.

Bu kez bir deyimi başlık yaptım ki, yazı içeriğine muttali olduğunuzda deyimin yazı başlığı olarak kullanılmasının isabetli bir tercih olduğuna eminim siz de ikna olacaksınız.

Efendim, malumu aliniz, mübaşirin ‘davalı ve davacıları duruşmaya çağıran’ bir görevli olarak davalara zerre kadar etkisi yoktur. Bununla birlikte deyimin genel anlamda hangi maksatla kullanıldığına dair kısa bir açıklama sanırım yerinde olur.

Şöyle deniyor yapılan tanımlamalarda...

“Bu ifade, bir kişinin sorununu çözme yetkisi olmayan, karar mekanizmasında yer almayan veya süreci sadece yürüten aracı kişilere anlatmasının beyhude bir çaba olduğunu ifade eden geleneksel bir deyimdir.”

Özgür Özel’in NATO ülke liderlerine yönelik çağrısını içeren zavallı yazısını görünce aklıma otomatikman bu deyim geldi.  

Bildiğiniz üzere geçenlerde İngiliz Financial Times gazetesine sözüm ona bir yazı yazdı, gırtlağına kadar Ekrem İmamoğlu bataklığına saplanan Manisa milletvekili Özgür Özel…

Şu bir gerçek ki okullarda ‘mandacılık nedir’ diye bir ders olsa, hiç şüphesiz en özgün örneklerden birisi olur bu yazı…

Baştan sona Türkiye’yi şikâyet eden ve ana fikri, ‘ne olur Türkiye ile iyi ilişkiler kurmayın’ olan bu yalvar-yakar yazısı, kelimenin tam manasıyla bir yüz karası olmanın yanında ruh hastası bir insanın hezeyanlarını da yansıtmaktadır.

Düşünün, Erdoğan’ı kötülemek maksadıyla, “eski popülaritesi yok” demeye çalışırken aslında öteden beri tüm dünya nezdinde popüler ve etkili bir politikacı olduğunu da ağzından kaçırıyor farkında olmadan.

Dilerseniz kısa bir özet verelim Özgür Özel’in bu içler acısı hezeyanlarından…

“Demokratik rekabetin, halk nezdinde meşruiyetin ve hukukun üstünlüğünün bulunmadığı bir Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değildir.

Böyle bir ortamda dış politika, iç siyasette ayakta kalmanın aracı haline gelir.

Erdoğan bugün Washington'a, yarın Moskova'ya, ertesi gün Pekin'e yönelebilir; tek amacı kendi iktidarını........

© Haber7