Buraya bak ‘Ahbap!..’ Kaçarınız yok, hepiniz oradaydınız!..
En sofistike hırsızlık filmlerinde bile görülmemiş bir sahtekârlık…
En azılı kurgu karakterlerde bile rast gelinemeyecek bir memleket düşmanlığı…
En akıl almaz yüzsüzlük ve pişkinlik örneklerinin bile dünyanın en ciddi davranışı sayılabileceği bir ahlaksızlık…
Bunların tamamına sahtekârlığı müseccel bir dolandırıcının yapıp ettiklerine dair bu memleketin ‘Beyaz Türk’ tesmiye ettiğimiz güruhunun son bir haftada gösterdiği reaksiyonlarda denk geldik.
Memlekete, bu ülkenin seçimle işbaşına gelmiş iktidarına ve dünyaya diğerkâmlığı ve insaniyeti ile nam salmış halkına öylesine büyük bir kin ve gayz ile düşmanlar ki, ellerinden gelen tüm kötülükleri büyük bir acımasızlık ve vicdansızlıkla tatbik ediyorlar.
11 şehri kapsayan ve tartışmasız bir şekilde ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilen deprem afetinde gün doğdu bu memleket ve insaniyet düşmanlarına…
Tamamı birbirine komşu şehirlerden oluşan bölgeye en yakındaki şehirler bile mağdur olduğu için anında yetişilemedi doğal olarak.
Lakin sonrasında büyük bir seferberlik başladı.
Gerek devletin AFAD ve Kızılay örgütleri, gerekse de adına İslami STK’lar denilen gönüllü yardım kuruluşları büyük bir hızla intikal ettiler afet bölgesine.
Can kaybı kadar maddi hasar da hayli büyüktü.
Tüm bu sıkıntıların üstesinden gelmek ve oluşan kargaşayı hal yoluna koymak kolay değildi ama el birliği ile kısa süre içerisinde duruma vaziyet edildi.
Felaketi ve felaketten kaynaklanan kaosu devlet ve millet düşmanlığı için adeta fırsat addeden bahsini ettiğimiz güruh, hükumetin de enkaz altında kalacağı beklentisiyle fırsatı ganimete çevirme yarışına girdiler.
Devleti acz içerisinde gösterebilmek için yapay kahramanlara ihtiyaçları vardı.
Hemencecik buluverdiler elbette.
Bir yardım derneği hüviyeti ile arz-ı endam eden ‘Ahbap’ isimli dernek ile sosyal medya üzerinden örgütlenmiş ‘Babala’ gibi azılı muhalif yapılar parlatılarak devreye sokuldu.
Ne kadar meşhur varsa ne kadar şarkıcı, sözde sanatçı, yazar-çizer, sözde kanaat önderi, televizyoncu, siyasetçi ve madrabaz kılıklı şahsiyet varsa ortaya dökülmüştü.
Tek yaptıkları, “devlet yok, ahbap var” yahut “devlet acz içerisinde babala gönüllüleri kahramanlar gibi çalışıyor” şeklindeki tamamen uydurma rivayetler ile algı oluşturmaktı.
Kısa sürede bu enstrümanları kahramanlaştırıp, dokunulmaz hale getirdiler.
Çektikleri kısa videolarla şöhreti değil, Allah rızası için halka hizmeti esas almış gönüllü teşkilatların çabalarını ve devletin hizmetlerini kendileri yapmış gibi yansıtmakla kalmayıp, tersine bir düşmanlık bilinci de husule getirdiler.
Açık açık, geçmişte hapis yatmış bir suçlunun banka hesabını yayınlayıp, “devlete değil, buraya para verin” dediler.
Sadece bu kadarla yetinmediler, böylesine kritik süreçlerde düşman ülkelerin not edip ileride kullanacağı mahrem bilgileri yayınladılar.
Bu düpedüz ‘etki ajanlığı’ ve ‘5ci kol’ faaliyetiydi.
AFAD’ı ve Kızılay’ı şeytanlaştırıp bunlar üzerinden ürettikleri hezeyanlarla,........
