menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki ufuk açıcı: D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu

14 0
26.06.2026

ESKADER’in Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı’nda düzenlediği Babıâli Sohbetlerinin misafiri oldum.

Sıcak havaya rağmen salonu tıklım tıklım dolduran seçkin kalabalığa iki ufuk açıcı isim olan D. Mehmet Doğan ve Nurettin Topçu’yu anlattım.

Bazı isimleri birbirlerinden nasiplenmeleri için kader buluşturuyor. Doğan’ın Topçu’yla yollarının kesişmesini de ben böyle değerlendiriyorum.

Aralarındaki irfan bağı, “İnsan insanın gölgesinde yetişir.” Sözünün en güzel tezahürlerinden biridir.

Nurettin Topçu ile tanışma hikâyesi, Mehmet Doğan’ın lise yıllarında filizlenen edebiyat merakıyla başlar.

Hareket, Türk Kültürü ve Varlık gibi dönemin etkili dergilerini takip eder. Hareket dergisi üzerinden Topçu’nun metinleriyle buluşur.

Yarınki Türkiye ve Var Olmak gibi eserler ona yeni bir ufuk kazandırır. O dönem Büyük Doğu’nun cazibesi güçlüdür; ancak ruhunu daha çok Hareket’in ikliminde bulur.

Bu ilgi zamanla fikrî bir yakınlığa dönüşür. İlk okuduğu Topçu kitabı Yarınki Türkiye’dir. Henüz Hareket Yayınları kurulmadan, Yağmur Yayınları tarafından basılan bu geniş hacimli eser, Doğan’ın zihninde derin iz bırakır.

Doğan, bu kitabın kendisini Topçu’ya yakınlaştıran bir eser olduğunu söyler. Ardından Topçu’nun diğer kitaplarını da okur; dergilerde çıkan yazılarını kaçırmaz.

Mehmet Doğan’ın Topçu ile yüz yüze tanışması 1971 Kurban Bayramı’nda gerçekleşir. O tarihe kadar İstanbul’a hiç gitmemiştir.

“Hem İstanbul’u görürüm hem de Hareket çevresindeki arkadaşlarla tanışırım.” diyerek Etlik’ten kalkan otobüse biner.

Sabahında arkadaşlarıyla buluşur; cuma namazından sonra Sultanahmet civarındaki mütevazı evinde Hocayı ziyaret ederler.

Nurettin Topçu onları tevazuyla karşılar. Konuşmayı seven, sözüyle etkilemeye çalışan biri değildir. O, hâliyle öğreten; sözün değil, yaşantısının ağırlığını taşıyan bir öğretmendir.

Doğan’ın hafızasında “alıcı değil, verici” bir hoca portresi olarak yer eder.

Bu ziyaret onun için yalnızca bir tanışma değil; bir irfan halkasına dâhil oluşun başlangıcıdır. Topçu, o günkü sohbetinde gençlere şu tavsiyelerde........

© Haber7