menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avukatının dilinden Necip Fazıl

38 0
22.09.2026

Fethi Gemuhluoğlu Dostluk Grubu her ay bir dost simayı misafir edip sohbet halkası kuruyor. Son programda Türkiye’nin saygın isimlerinden Avukat Muhammed Emin Özkan’ı dinledik.

Özkan’ı Sivas davalarında mazlumların yanında durmasıyla meşhur el ele eylemlerine katılan başörtülü kızlarımıza sahip çıkmasıyla tanıyoruz.

Türkiye’de daha birçok bilinen davayı üstlenen yapan misafirimiz bu sohbette gönüllü avukatlığını yaptığı Necip Fazıl’ı anlattı. Nefsime pay çıkarmamak adına üstatla fotoğraf bile çekinmedim diyen bu derviş yürekli insan bize bambaşka bir üstat portresi çizdi.

Dostunu gözeten, çocuklarla ilgilenen, karşısındakini mahcup etmekten sakınan, sevdiği insanın gönlündeki yarayı fark eden alçakgönüllü bir Necip Fazıl vardı sohbette.

Emin ağabey, konuşması boyunca kendisini geri çekmeye dikkat etti. Tanınmış bir insanla yakınlığını anlatırken sürekli kendisinden bahsedenlere sıkça tanık olduğumuz için Emin ağabeyin bu inceliği dinleyicilerin dikkatinden kaçmadı.

Kendisini aradan çıkararak sohbetin merkezinde Üstat’ın kalması hususunda titizlik gösterdi. Bu hassasiyet, üstatla olan dostluğunun derinliğini daha baştan hissettirdi.

Tanışmanın vesilesi, Erenköy Zihni Paşa Camii’nde başlayan bir dostluk olmuş.

Emin Özkan, genç bir avukatken camide karşılaştığı Hacı Muhittin amcaya yakınlık duyar. Selamlaşmalar zamanla sohbetlere dönüşür. İstasyon civarında içilen çaylarla dostluk pekişir.

Bir gün sohbet arasında Necip Fazıl’ın da Erenköy’de oturduğunu duyduğunu söyler. Hacı Muhittin Efendi’nin “Görüşmek ister misin?” teklifinden sonra birlikte Üstat’ın kapısını çalarlar.

Meğer camide tanıyıp sevdiği bu mütevazı insan, Üstat’ı hacca götüren, tavafına yardımcı olan yakın dostlarından birisiymiş.

Hacı Muhittin Efendi, yanındaki genci “Benim dostum, avukattır kendisi” diye takdim eder. Böylece yıllarca konferanslarını dinlediği, uzaktan hayranlık duyduğu Necip Fazıl’la tanışmış olur Emin Özkan.

“Sokrates’in Savunması Okunmadan Avukat Olunmaz”

İlk görüşmede mesleğini öğrenince Üstat’ın söylediği cümlelerden biri şudur:

“Sokrates’in Savunması okunmadan avukat olunmaz.”

Bu söz, genç avukata mesleğinin düşünceyle, sözle ve insanı anlama gayretiyle ilişkisini hatırlatan ilk ders olur.

Ardından Necip Fazıl, devam eden bir davasından bahseder. Emin ağabeyin özellikle üzerinde durduğu husus, bu talebin söylenişidir. Dışarıdan bakıldığında sert, buyurgan zannedilen Üstat, karşısındaki genç avukata nezaketle sorar:

“O davaya bakabilir misin?”

Bu dava hor bu dava öksüz!

Dava, Büyük Vatan Dostu Vahidüddin kitabıyla ilgilidir. Yargılama ilerlemiş, karar ihtimali

yaklaşmıştır. Necip Fazıl yaşlıdır; sağlık sıkıntıları vardır, gözleri iyi görmemekte, yürümekte zorlanmaktadır. Muhtemel bir hapis cezasının ağırlığını hissetmektedir.

Vekâlet işlemleri tamamlanır. Böylece meslek hayatının henüz başındaki Emin Özkan, Necip Fazıl’ın avukatı olur.

Kendisinden çok daha tecrübeli nice hukukçu varken........

© Haber7