menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Günümüz çocukları soru çözüyor ancak sorun çözemiyor!

10 0
22.01.2026

Karne tatilinde öğrenciler ve aileler ne yapmalı?

Yarı yıl tatilinin henüz başlarındayız. On sekiz milyonu aşkın öğrenci ellerinde karneleri ile geçtiğimiz cuma günü evlerine girdiler. İki haftalık uzun sayılabilecek bir tatil nasıl değerlendirilmeli konusu oldukça hassas bir konu.

Aileler ne yapmalı?

Karne konusunda ailelerin yaptıkları en bariz hata çocuklarının karnelerini karşı komşu ile, kuzenleri ile hatta evde varsa başka karne alan bir çocuk onunla kıyaslama yapmak.

Karne nihayetinde bir dönemlik okul hayatının bir çıktısı. Ne yazık ki aileler karnelere SONUÇ olarak bakıyor, karnelerin asıl değerlendirilmesi gereken kısmı SEBEP olmalı. Yani çocuk ne yaptı ya da ne yapmadı da karnedeki notlar istenildiği gibi gelmedi? Çocuk ne yaptı da her şey yolunda teşekkürler, taktirler alındı?

Kıyaslama çocuklar üzerinde ne yazık ki olumsuz bir durum yaratmakta ve özellikle kıyaslandıkları kişilere karşı da oldukça negatif duygular geliştirmekte.

Peki ama karnedeki kırık notlar, zayıf dersler sadece çocukların mı eseri?

Ailelerin karnesine kim bakacak?

Aileler genellikle karne getiren çocuklarını bir koltuğa oturtup etrafına geçen aile büyükleri veli olmayı değil anne-baba hormonları ile adeta çocuklarına karşı hâkim ve savcı rolüne bürünüp “neden böyle?”, “sen neden başarısız oldun?” sorularını sormaya başlıyorlar.

Karnelerdeki kırık notların, zayıf derslerin tek suçlusu çocuklar mı? Tabi ki hayır…

Karneler nihayetinde çocuklarımızın yarım dönemlik okul, sınıf ve eğitim hayatının bir göstergesi/çıktısı gibi görünse de aslında aynı zamanda evlerin, anne-babaların, evin eğitim ikliminin de bir göstergesidir aslında.

Evin ortasına çocukları oturtup etrafına kümelenip evin salonunu bir duruşma salonuna, evi de bir mini adliyeye dönüştürmek yerine sanık sandalyesindeki çocuk yerine karne konulup, ailece savcı rolüne bürünüp asıl sorulması gereken doğru soruları sorarak asıl araştırılması gereken konuların objektif şekilde değerlendirilmesi gerekmekte.

Biz nerede hata yaptık?

Son yıllarda aileler ne yazık ki ekranlara gömülürken çocuklarımız da ekran ve akran bağımlılığı arasında mekik dokumaya başladılar.

Aile içi iletişim konusu oldukça sıkıntılı bir konu… Eğitim iletişim daha da sıkıntılı bir konu haline dönüştü ne yazık ki.

Aileler çocukları ile eğitim adına bir iletişim kuracakları zaman önce yapılmaması istenilen, çocuklarına ders/şekil vermek adına olumsuz cümleleri parmaklarını sallayarak çocuklarına kurmaya başladılar. Adına da biz çocuğumuzla iletişim kuruyoruz, onu önemsiyoruz dediler: Kapat telefonu, gir odana, seni en güzel kurslara gönderdim, eve öğretmen getiriyoruz daha ne istiyorsun vs.

Unutulmasın ki karnelerdeki kırıklar gelip geçer ancak çocukların kişilikleri üzerinde oluşan kırıklar maalesef uzun yıllar hatta bir ömür çıkmayabilir. Hatta karnelerdeki zayıfların telafisi var, çalışılır düzelir ancak karneler üzerinden yalnızlaştırılan çocuklar ömür boyu zayıf bir kişilik taşırlar maalesef.

Oysa çocuklar kendilerine söylenilen şeyden ziyade anne-babaların yaptıkları şeyleri örnek alırlar. Anne elinde akıllı telefonu varken........

© Haber7