Rojava değil Suriye devrimi gerçekleşti
Suriye’de bir gecede “KAĞITTAN KAPLAN”ın nasıl paramparça olduğuna şahitlik ettik.
Amerika ve müttefiklerinin “Suriye’nin lime lime edilmesi” yoluyla İsrail’in uzun vadeli bölge çıkarlarına hizmet ettiği “projeyi” bizlere “ROJAVA DEVRİMİ” diye yutturanlar, hakikat ile yüzleşti bir gecede!
DÜN KOBANİ’DEKİ DEAŞ SALDIRILARI BAHANE EDİLİP TÜRKİYE’DE SOKAKLARI ATEŞE VERENLER BUGÜN AYNI SOSYOLOJİYİ BULAMAZ
2014’te DEAŞ terör örgütünü bir İngiliz anahtarı gibi kullananlar, Irak’ta inşaa ettikleri örgütü, Suriye’nin kuzeydoğusuna yerleştirdi.
Aynel Arap namı diğer Kobani’ye yürüyen DEAŞ militanları yüzünden bir gecede 170 bin Kürt komşumuz Türkiye’ye sığındı. Bazıları yürüyecek mecali olmayan yaşlılardı ve Mehmetçik’in sırtında sınırı geçti.
Ama, Türkiye’deki bazı çevreler “Kobani’deki DEAŞ işgalini” bahane edip bazı illerde sokaklara çıktı. 37 vatandaş hayatını kaybetti.
O günlerde sosyolojiyi kışkırtan ve terör örgütü DEAŞ ile Türkiye’yi özdeşleştirme fırsatçılığına soyunanlar daha sonra 2016’nın Ağustos ayında Fırat Kalkanı operasyonuna da karşı durdu. "Türk askerini Rojava’da işgalci sayarız” dedi.
Fırat Kalkanı, doğrudan DEAŞ’a yönelik harekattı. Türkiye ilk ve tek DEAŞ ile göğüs göğüse çarpışan NATO ülkesi olarak teröristleri El-Bab’ta tasfiye etti.
DEAŞ ile mücadele adı altında Amerika, PKK’nın Suriye kolu YPG’yi “Kara gücümüz” diyerek kodladı. Türkiye her seferinde, “Terör örgütünü silahlandırmayın, eğitmeyin, desteklemeyin” dedi.
Müttefikinin çekincelerini görmezden gelen Amerika, YPG’nin başını çektiği grubun ismini SDG olarak değiştirip legalleştirme yoluna gitti.
O günlerde “Fırat’ın batısı kırmızı çizgimizdir” diyen Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na, bir siyasetçi, “YPG Fırat’ın batısına geçecek sen de........© Haber7
