Guardiola’nın Filistin hassasiyeti ve düşündürdükleri…
Josep Guardiola ya da tüm dünyada bilinen ismiyle Pep Guardiola…
Futbolcu olarak İspanyolların efsane orta sahalarından biriydi. Futbola henüz 13 yaşındayken Barcelona alt yapısında başladı. 19 yaşına geldiğinde 1990 yılında Katalan ekibiyle A takım formasını giydi ve La Liga’da top koşturdu. Tam 10 yıl gerek Barcelona’nın gerekse İspanya Milli Takımı’nın en önemli orta saha oyuncularından biri oldu.
Erken sayılabilecek bir yaşta profesyonel kariyerini noktaladıktan sonra teknik direktör olmaya karar verdi. Barcelona’nın başında lig şampiyonluklarının yanı sıra iki kez Şampiyonlar Ligi’ni kazandı. Almanya’ya giderek Bayern Münih’ın başına geçti. Bundesliga şampiyonluklarına UEFA Süper Kupa ve FIFA Dünya Kulüpler Kupası şampiyonluklarıyla adından söz ettirdi. İngiliz devi Manchester City ile futbol tarihine adını altın harflerle yazdıracağı tarihi başarılara imza attı. 2023 yılında takımını Premier Lig şampiyonu şampiyonu yapmakla yetinmedi, İstanbul’da Inter’i yenerek Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldırdı. Bunlara UEFA Süper Kupa ve FIFA Dünya Kulüpler Kupası zaferlerini ekleyerek koleksiyonunu iyice zenginleştirdi.
Guardiola…Günümüz futbolunun tartışmasız en başarılı teknik adamlarından biri. Peki sadece yeşil sahalarda mı başarılı? Kuşkusuz hayır. O aynı zamanda bir aktivist. Filistin meselesinin dünyadaki en üst düzey savunucularından biri. Zaman zaman yapay zekayla üretilmiş videoları sosyal medyada gündeme getirilse de Filistinli mazlumların sesi olma konusunda hakikatin savunucularından biri.
Son olarak Barselona kentinde Filistin için düzenlenen bir yardım etkinliğinde boynundaki kefiyeyle konuşmaya çıktı. Katılımcıları, “Selamun aleyküm” diyerek selamladı. Ve ailesi enkaz altında kalan Filistinli bir çocuğun dramını anlatarak tüm dünyaya yine çok güçlü bir mesaj verdi. İsrail zulmü altında yaşam mücadelesi veren Gazzeliler için, “Onları yalnız........
