Geç olmadan…
Bismillahirrahmanirrahim
Bizleri yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan, kurduğu dünya ve diğer âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan; tüm nimetlerinin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan kabir hayatımızdan itibaren ahiretin o büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd olsun. Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize, tüm Resul efendilerimize, onların izinden gidenlere, Ehl-i Beyt’e, ashabına, canımız ana ve babamıza, hocalarımıza, Allah (c.c.)’ın ilke ve inkılabı olan İslam’a tabi olan mümin kardeşlerimize, Din ve vatan muhafızı şehid ve gazilerimize salat ve selam olsun!
Geç Olmadan… !
“...Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir!” (Ana hayatımız ve Anayasamız Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi 251. Ayet-i Kerime Meali) ilahi mesajında da belirtildiği gibi;
Allah’ımızın zalimlerin kalplerine saldığı korku olmasaydı ve yöneticileri zalim emperyalist ülkeleri çıkarları ve zulümleri sebebiyle birbirleriyle savaştırmasaydı, yeryüzünde tek bir Müslüman ve mazlum tek bir insan yaşayamazdı!
Mesela; mazlumların ağabeyi ve hamisi Osmanlı Cihan Devleti’ni dış güçler ve iç hainler yıktıktan sonra; Avrupa’da Japon, Çin, Kore ve Vietnam’da tam 80 milyon Hristiyan halkın hayatına mal olan Birinci ve İkinci Cihan Harbi’ni kendi aralarında yapmayıp birleşerek........
