menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyonizm’in “Küresel Şirk Düzenine” Karşı “Küresel Tevhit Düzeni”

26 0
16.03.2026

Şunu net bir şekilde idrak etmemiz gerekiyor ki, Siyonizm ile artık tek bir devletin başa çıkması mümkün değildir. Zira Siyonizm sömürgeleştirdiği ülkelerin imkânlarıyla yeryüzünde "Küresel Bir Şirk Düzeni" kurmuş ve kurumsallaşmıştır.

Siyonizm, dünya genelinde halkı Müslüman olan ülkeler de dâhil olmak üzere ülkelerin siyasi sistemlerinden istediği kararları çıkarabilmektedir. Bu ülkelerin hava sahalarını kullanabilmekte, medya ve haber ağlarını kontrol edip istediği şekilde manipüle edebilmekte, ekonomik varlıklarını kendi istediği banka sistemleri üzerinden yönlendirebilmektedir. Bu gücün karşısında Müslüman ülkelerin tek bir çıkış yolu vardır. O da İslam ülkelerinin ekonomik, siyasi ve askeri imkânlarını birleştirerek kurumsallaşmış "Küresel Bir Tevhit Düzeni" kurmaktır. Bu nedenle Müslüman ülkelerin lideri bir araya gelip ilk planda şu adımları atmak zorundadır.

Bahreyn, Katar, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak ve Türkiye’deki ABD askerî varlığı sonlandırılmalıdır.

2-Ümmet Siyasi Koordinasyon Konseyi:

İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı), Arap Birliği (Arap Devletleri Ligi), GCC (Körfez İşbirliği Konseyi/Gulf Cooperation Council), ECO (Ekonomik İşbirliği Teşkilatı/Economic Cooperation Organization), D-8 (Gelişen Sekiz Ülke/Developing Eight) ve AMU (Arap Mağrip Birliği/Arab Maghreb Union) gibi Müslümanların kurduğu tüm birliktelikler, ABD ve İsrail'e karşı tek merkezden koordine edilmelidir.

3-Ümmet Ekonomi Dayanışması:

ABD ve İsrail’e karşı küresel boykot başlatılmalı, petrol sevkiyatı, gıda ve lojistik ticareti durdurulmalıdır. Stratejik boğazlar ve kritik ticaret yolları kapatılmalı ve saldırıya uğrayan Müslüman ülkelere destek fonu oluşturulmalıdır.

4-Ümmet Askerî Birliktelik Mekanizması:

Müslüman ülkeler arasında caydırıcılık üretmek üzere ortak savunma paktı ve müşterek kuvvet/komuta mekanizması kurulmalıdır. Hava savunması, deniz güvenliği, sınır emniyeti ve siber savunma için ortak tatbikat-ortak istihbarat-ortak lojistik standardı geliştirilmelidir. Böylece saldırılar karşısında dağınık tepkiler yerine, hızla devreye giren tek planlı bir caydırıcılık kapasitesi oluşturulmalıdır.

5-Ümmet Hukuk Masası:

Uluslararası Müslüman hukukçular ve delil uzmanlarından daimi ekipler kurularak ABD ve İsrail tarafından saldırıya uğrayan ülkelerdeki katliamlara dair kanıtlar toparlanıp uluslararası hukuk mekanizmaları devreye sokulmalıdır.

6-Ümmet Medya İttifakı:

Müslüman ülkelerdeki Associated Press (AP) ve Reuters gibi emperyal bilgi akışını belirleyen ajansların haber dağıtım ayrıcalıkları, abonelik ve resmî içerik tedarik kanalları sonlandırılmalıdır. Bunların yerine Ümmet Medya İttifakı’nın doğrulama ve dağıtım ağı geçirilerek haber akışı emperyalist tekelden kurtarılmalıdır. Bununla birlikte ümmetin kendi uluslararası haber ajansları (veya mevcut ajansların ortak konsorsiyumu) güçlendirilerek sahadan gelen doğrulanmış bilgi ve görseller tek merkezden standart bir protokolle üretilmeli, dünya medyasına ve yerel basına eşzamanlı servis edilmelidir.

7-Ümmet Dijital Seferberlik Merkezi:

Müslüman ülkeler, kendi internet sistemlerini, veri merkezlerini ve sosyal medya platformlarını kurup aktif hâle getirmelidir. Yapay zekâ merkezli gerçekliği tahrif eden içerikler (deepfake, manipüle video/ses) deşifre edilip dolaşımı durdurulmalı ve kaynak ağları etkisizleştirilmelidir. Emperyalist propaganda erişim kısıtlanmalı ve içerik engeliyle sınırlandırılmalıdır. Müslüman coğrafyada emperyal amaçla faaliyet yürüten hesaplar kapatılır/etkisizleştirilmelidir.

8-Ümmet Ortak İstihbarat Masası:

Müslüman ülkeler arasında tehdit değerlendirmesi, erken uyarı ve kriz yönetimi için ortak istihbarat koordinasyon merkezi kurulmalıdır. Uydu/açık kaynak, siber istihbarat ve saha raporları tek standartta birleştirilip doğrulanmalıdır. Böylece saldırı hazırlıkları, dezenformasyon operasyonları önceden tespit edilip, karşı hamleler eşzamanlı ve tek merkezden planlanmalıdır.

9-Ümmet Sivil Koruma Ağı:

Gazze başta olmak üzere kriz bölgeleri ve her İslam ülkesi için ayır ayrı tahliye–sahra hastanesi–insani yardım koridorları planlanmalıdır. Sınır kapıları ve lojistik merkezleri arasında ortak operasyon protokolü geliştirilmelidir. Uzun süreli gıda, su, ilaç, sığınak vb ihtiyaçlar için planlamalar tek merkezden yürütülmelidir.

10-Ümmet Eğitim ve Ortak İrade İnşası:

Okul-cami-STK gibi merkezlerde “anlık öfke” değil kalıcı, disiplinli ve meşru ümmet reflekslerinin üretilmesi başta ABD ve İsrail olmak üzere tüm Siyonist ve emperyalistlere karşı öfkenin, hazırlığın ve cihat ruhunun diri tutulması sağlanmalıdır.

Peki, bu maddeleri hayata geçirmek mümkün müdür?

Bugün dünya petrolünün, gaz rezervlerinin ve su kaynaklarının yüzde ellisinden fazlası, stratejik boğazlar, coğrafyalar ve genç nesiller Müslümanların elindedir. 57 İslam ülkesi ve iki milyardan fazla Müslüman vardır. Elbette bunlar birer hayal değildir. Sadece inanmak ve adım atmak yeterlidir.

Erbakan Hoca’mızın dediği gibi: "Hayal deyip geçmeyin! Her şey bir hayalle başlar, bunun temelinde ise inanç yatar, inanırsanız başarırsınız..."


© Haber Vakti