Bu karanlık tabloda ne yapacağız?
Bugün, iktidarıyla muhalefetiyle ülkemiz ve milletimiz ağır bir imtihan daha yaşıyor. Rakamlar büyüyor ama hayat küçülüyor. Hiç kimse kusura bakmasın, hiç kimse bahane de üretmesin lütfen. Aklıselim hiç kimse, asgari ücret yüzde 30 artarken cezaların yüzde 1000’lerle telaffuz edildiği bir düzende “adalet yerini buldu” diyemez. İnsanlar artık bela ve musibetlerden değil, uygulanacak haksız cezalardan kurtulma mücadelesi vermeye başladı. Yükselen maliyetler sebebiyle her türlü zorluğu aşıp üç kuruş ekmek parası mücadelesi verenler, inanın evden çıkarken artık “Allah’ım, ne olur bugün trafik cezası yemeyelim” diye dualarında ayrı bir parantez açıyor.
Trafik cezaları, idari para cezaları ve denetim adı altındaki ekonomik baskılar, toplumun sinir uçlarını zorluyor. Elbette kural ihlali yanlış, elbette suçu işleyen bedel ödesin; ancak cezayı caydırıcılıktan çıkarıp tahsilât aracına dönüştürürseniz, düzeni değil öfkeyi büyütürsünüz. Bu haksız yaptırımlarla kazaları önleyemeyeceğiniz gibi toplumsal cinneti........
