menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yolsuzluk, istismar ve taciz

12 0
previous day

Partisi ne olursa olsun…Makamına ve şehrine ihanet eden herkes, aynı karanlığın parçasıdır.Hiç kimse parti rozeti arkasına saklanarak işlediği ahlaksızlığı meşrulaştıramaz.Çünkü belediye başkanlığı, bir siyasi kimlikten önce bir ahlak sınavıdır.O makamın adı “şehremini”dir.Yani emin olan.Yani güvenilen.Yani şehrin namusunu, hakkını, onurunu taşıyan kişi.Peki bugün ne görüyoruz?Taciz iddiaları…Cinsel istismar skandalları…Yolsuzluk dosyaları…Ne ararsan var.Artık ekranlara bakamaz olduk.Midemiz bulanıyor.Ve bunların üzerini örtmeye çalışan bir siyasi refleks.İşte asıl çürüme burada başlıyor.Bir kişi suç işlediğinde değil,O suç parti kimliği üzerinden korunmaya çalışıldığında sistem çöker.Eğer bir belediye başkanı;gücünü kullanarak birine zarar veriyorsa,kadınların, çocukların, insanların onurunu hiçe sayıyorsa,milletin parasını kendi çıkarına çeviriyorsa…Onun partisi değil, karakteri konuşulur.Ve o karakter çürümüşse, rozetin hiçbir anlamı kalmaz.Açık konuşalım:Ahlaksızlığın partisi olmaz.Ama ahlaksızlığı sahiplenenin sorumluluğu vardır.Eğer bir siyasi yapı, kendi içindeki çürümeye göz yumuyorsa,susuyorsa,koruyorsa…O zaman mesele artık sadece bireysel değil, kurumsal bir utanç haline gelir.Bu yüzden kimse çıkıp da “bizden” diye savunma yapmasın.Çünkü bu millet artık şunu ayırt ediyor:Gerçek şehremini ile koltuğu işgal edenleri.Ve unutulmasın:Şehremini;makamını kirleten değil,o makamı namus bilen kişidir.Bunun dışındaki herkes,hangi partiden olursa olsun,o şehre emanete ihanettir.


© Haber Expres Gazetesi