menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

14 Mart Tıp Bayramı

8 0
14.03.2026

Sabahın çok erken saatlerinde başlar hastanelerde hayat. Şehir henüz uyanmamışken koridorlarda adımlar duyulur. Bir çay bile içmeden önlüğünü giyenler vardır. Günün nasıl geçeceğini bilmeden başlar mesai. Çünkü sağlıkta plan her zaman işlemez.

Bir odada umut vardır. Diğerinde endişe. Bir kapıdan sevinçle çıkılır, ötekinden sessizlikle. Bu geçişler sıradan görünür ama ağırdır. Her gün aynı soğukkanlılıkla karşılamak kolay değildir. Yine de yapılır. Çünkü başka birinin hayatı söz konusudur.

Doktorluk ve sağlık çalışanlığı, sadece meslek değildir. Eve taşınan bir yorgunluktur. Zihinden çıkmayan dosyalardır. Gece yarısı gelen telefonlardır. Bayram sabahı tutulan nöbettir. Herkesin tatil dediği günler, onlar için normal gündür.

İnsan bazen kendini unutur bu işin içinde. Kendi ağrısını erteler. Kendi duygusunu bastırır. Çünkü karşısındaki insanın ihtiyacı daha acildir. Bu alışkanlık zamanla sessiz bir yıpranmaya dönüşür. Dışarıdan pek fark edilmez.

Son yıllarda bu yorgunluğa başka yükler de eklendi. Yoğunluk arttı. Beklenti yükseldi. Sabırsızlık çoğaldı. Oysa sağlık, aceleyle yürüyen bir alan değildir. Anlayış ister. Güven ister. Karşılıklı bir bağ ister.

Bir doktorun, bir hemşirenin en büyük gücü saygıdır. Dinlenmek, anlaşılmak, korunmak. Çünkü güvende hissetmeyen birinin başkasına güven vermesi zordur. Bu gerçek çoğu zaman gözden kaçar.

14 Mart Tıp Bayramı gelir, geçer. Ama hastanelerde gün aynı devam eder. Nöbetler biter, yenileri başlar. Yorgunluk değişmez. Yine de kapılar açılır. Yine de birileri iyileşsin diye uğraşılır.

Belki de bugün yapılması gereken şey çok basittir. Biraz daha sakin olmak. Biraz daha anlayışlı davranmak. Bir teşekkür etmek. Bir sağlık çalışanının da insan olduğunu unutmamak. Çünkü sağlık sistemi, onu ayakta tutan insanlar kadar güçlüdür.


© Haber Expres Gazetesi